Psikolog Nedir? Hangidi Durumlarda Psikoloğa Gidilmelidir?

Psikolog, bireyin duygu, düşünce ve davranışlarını anlamaya ve bu alanlarda yaşanan zorlanmalarla başa çıkmasına yardımcı olan ruh sağlığı uzmanıdır. Psikoloğa gitmek yalnızca “çok kötü hissettiğimiz” dönemlerle sınırlı değildir; kendimizi daha iyi tanımak, yaşam kalitemizi artırmak ve tekrar eden sorunları fark etmek için de bir psikolog desteği almak mümkündür.



Psikolog Kimdir, Ne Yapar?


Psikolog; bireylerin duygu, düşünce ve davranışlarını bilimsel yöntemlerle inceleyen, psikoloji alanında lisans eğitimi almış ruh sağlığı uzmanıdır. Psikologlar, insanların yaşadığı psikolojik zorlukları anlamaya, bu zorlukların nedenlerini değerlendirmeye ve kişinin işlevselliğini artırmaya yönelik çalışmalar yürütür. Ancak psikologlar ilaç tedavisi uygulamaz; çalışma alanları psikoterapi, psikolojik danışmanlık, değerlendirme ve psikoeğitim süreçlerini kapsar.

Psikologlar; kaygı problemleri, depresyon, stres, ilişki sorunları, özgüven problemleri, travmatik yaşantılar, çocuk ve ergenlik dönemi zorlukları, bağımlılıklar ve yaşam geçişleri gibi pek çok konuda bireylere destek sunabilir. Bu destek süreci genellikle yapılandırılmış görüşmeler (seanslar) aracılığıyla yürütülür ve danışanın ihtiyaçlarına göre şekillendirilir.

Psikologların çalışma alanları yalnızca bireysel psikolojik danışmanlık ile sınırlı değildir. Okullarda, danışmanlık merkezlerinde, hastanelerde, özel kliniklerde, rehabilitasyon merkezlerinde ve kurumsal yapılarda da görev alabilirler. Ayrıca psikologlar psikolojik testler, ölçekler ve gözlem yöntemleriyle değerlendirme yaparak bireyin ihtiyaçlarını daha net bir şekilde belirleyebilir.

Bu noktada sıkça karıştırılan iki kavram öne çıkar: klinik psikolog ve psikolojik danışman.



Klinik Psikolog Nedir? Ne Yapar?


Klinik psikolog, psikoloji lisans eğitiminin ardından klinik psikoloji alanında yüksek lisans yapmış ruh sağlığı uzmanıdır. Klinik psikologlar, ruhsal bozuklukların değerlendirilmesi, psikopatoloji bilgisi ve psikoterapi uygulamaları konusunda ileri düzey eğitim alırlar. Depresyon, anksiyete bozuklukları, travma sonrası stres bozukluğu, obsesif kompulsif bozukluk gibi klinik düzeyde ele alınması gereken psikolojik sorunlarla çalışabilirler.

Klinik psikologlar tanı koymaz ve ilaç yazmaz; ancak gerekli durumlarda psikiyatristlerle iş birliği içinde çalışarak çok disiplinli bir destek süreci yürütebilirler. Uyguladıkları terapi yöntemleri arasında bilişsel davranışçı terapi, EMDR, şema terapi, psikodinamik terapi gibi bilimsel temelli yaklaşımlar yer alabilir.



Psikolojik Danışman Nedir? Ne Yapar?


Psikolojik danışman, üniversitelerin Psikolojik Danışmanlık ve Rehberlik (PDR) bölümlerinden mezun olan ruh sağlığı uzmanıdır. Psikolojik danışmanlar, bireylerin yaşam uyumunu artırmaya, problem çözme becerilerini geliştirmeye ve kişisel farkındalık kazanmalarına destek olurlar. Çalışma alanları çoğunlukla gelişimsel, önleyici ve güçlendirici yaklaşımlar üzerine kuruludur.

Psikolojik danışmanlar; akademik sorunlar, sınav kaygısı, özgüven problemleri, ilişki ve iletişim zorlukları, karar verme güçlükleri, ergenlik dönemi sorunları ve aile içi iletişim problemleri gibi konularda danışmanlık sunabilirler. Özellikle çocuklar, ergenler ve genç yetişkinlerle çalışmada güçlü bir eğitim altyapısına sahiptirler.



Psikiyatrist Nedir? Ne Yapar?


Psikiyatrist, tıp fakültesi mezunu olup ardından psikiyatri uzmanlık eğitimi almış bir hekimdir. Psikiyatristler ruh sağlığı alanında tıbbi değerlendirme yapabilen, ruhsal bozuklukların tanı ve tedavisini yürüten uzmanlardır. Psikiyatristlerin en önemli ayırt edici özelliği ilaç tedavisi düzenleyebilme yetkisine sahip olmalarıdır.

Psikiyatristler; depresyon, bipolar bozukluk, şizofreni, ağır kaygı bozuklukları, panik bozukluk, dikkat eksikliği ve hiperaktivite bozukluğu gibi durumlarda biyolojik ve nörolojik etkenleri de göz önünde bulundurarak tedavi planı oluştururlar. Gerektiğinde ilaç tedavisi başlatır, düzenler veya sonlandırırlar.

Psikiyatristlerin çalışma alanı yalnızca ilaçla sınırlı değildir; birçok psikiyatrist aynı zamanda psikoterapi uygulamaları konusunda da eğitim almıştır. Ancak yoğunlukla tıbbi değerlendirme, tanı koyma ve farmakolojik tedavi süreçleri ön plandadır.



Psikolog, Klinik Psikolog, Psikolojik Danışman ve Psikiyatrist Arasındaki Temel Fark


Kısaca özetlemek gerekirse;

  • Psikolog ve psikolojik danışmanlar psikoterapi ve danışmanlık süreçleriyle çalışır, ilaç yazmaz.

  • Klinik psikologlar, ruhsal bozukluklarla çalışma konusunda ileri düzey uzmanlık eğitimine sahiptir.

  • Psikiyatristler ise hekimdir; tanı koyabilir ve ilaç tedavisi uygulayabilir.

Hangi uzmana başvurulacağı, kişinin yaşadığı sorunun niteliğine ve şiddetine göre değişir. Bazı durumlarda yalnızca psikoterapi yeterliyken, bazı durumlarda psikiyatri ve psikoloji birlikte çalışarak daha etkili bir destek süreci sunabilir. En sağlıklı yaklaşım, ihtiyaçlara göre çok disiplinli bir değerlendirme yapılmasıdır.



Hangi Durumda Hangi Uzman Tercih Edilmelidir?


Ruh sağlığı alanında psikolog, klinik psikolog, psikolojik danışman ve psikiyatrist gibi farklı uzmanlıkların bulunması, danışanlar için zaman zaman kafa karıştırıcı olabilir. Oysa doğru uzmanı seçmek, destek sürecinin etkinliği açısından oldukça önemlidir. Bu seçim, yaşanan sorunun türüne, şiddetine ve kişinin ihtiyaçlarına göre değişir.

Eğer kişi; stres, kaygı, ilişki problemleri, özgüven sorunları, yaşam yöneliminde kararsızlık, sınav kaygısı, iş ve kariyerle ilgili zorluklar gibi durumlar yaşıyorsa, bir psikolog veya psikolojik danışman ile çalışmak çoğu zaman yeterli ve etkili bir başlangıçtır. Bu uzmanlar, bireyin yaşadığı sorunları anlamasına, baş etme becerilerini geliştirmesine ve farkındalık kazanmasına yardımcı olurlar. Özellikle gelişimsel, önleyici ve destekleyici süreçlerde psikolojik danışmanlar önemli bir rol üstlenir.

Sorunlar daha yoğun, uzun süredir devam eden ve günlük yaşam işlevselliğini belirgin şekilde etkileyen bir düzeydeyse, bir klinik psikolog ile çalışmak daha uygun olabilir. Depresyon, yoğun kaygı bozuklukları, travma sonrası belirtiler, obsesif düşünceler, panik ataklar gibi klinik düzeyde ele alınması gereken durumlarda klinik psikologlar, yapılandırılmış psikoterapi yöntemleriyle süreci ele alırlar. Klinik psikologlar, gerektiğinde psikiyatrik değerlendirme ihtiyacını da yönlendirebilir.

Eğer kişinin yaşadığı sorunlara uyku, iştah, enerji kaybı, düşünce hızında belirgin değişiklikler, yoğun çökkünlük, taşkınlık, gerçeklikten kopma ya da kendine zarar verme düşünceleri eşlik ediyorsa, bir psikiyatrist değerlendirmesi mutlaka gerekir. Psikiyatristler tıbbi tanı koyabilir ve gerekli durumlarda ilaç tedavisi planlayabilir. Bu tür durumlarda yalnızca terapi değil, biyolojik faktörlerin de ele alınması önemlidir.

Birçok vakada en etkili yaklaşım, psikolog veya klinik psikolog ile psikiyatristin birlikte çalıştığı çok disiplinli bir süreçtir. Terapi ve ilaç tedavisi birbirinin alternatifi değil, doğru planlandığında birbirini tamamlayan yöntemlerdir.

Sonuç olarak; önemli olan “hangi unvan daha iyi?” sorusu değil, “benim ihtiyacım şu anda ne?” sorusudur. Doğru değerlendirme ile başlanan bir destek süreci, hem daha kısa sürede ilerleme sağlar hem de kişinin kendini güvende hissetmesine yardımcı olur.



Psikolog / Psikolojik Danışman Hangi Sorunlarda Yardımcı Olur?


Psikologlar ve psikolojik danışmanlar, bireylerin duygusal, düşünsel ve davranışsal alanlarda yaşadığı pek çok zorlukta profesyonel destek sunar. Bu destek yalnızca “ciddi” ya da “klinik” sorunlarla sınırlı değildir; kişinin yaşam kalitesini düşüren, içsel dengesini zorlayan her türlü durum ele alınabilir. Amaç, bireyin sorunlarını anlamasına, baş etme becerilerini geliştirmesine ve daha sağlıklı bir yaşam sürmesine yardımcı olmaktır.

Kaygı ve stresle ilişkili sorunlar, psikolog ve psikolojik danışmanlara en sık başvuru nedenleri arasındadır. Sürekli endişe hali, yoğun stres, panik belirtileri, sınav kaygısı, performans kaygısı ve gelecek odaklı aşırı düşünme gibi durumlarda psikolojik destek oldukça etkilidir. Bu süreçte kişi, kaygıyı yönetme ve stresle baş etme becerileri kazanır.

Duygu durumla ilgili sorunlar da psikologların sık çalıştığı alanlardandır. Çökkünlük, isteksizlik, mutsuzluk, motivasyon kaybı, duygusal dalgalanmalar ve hayattan alınan zevkin azalması gibi durumlarda psikoterapi ve danışmanlık süreci destekleyici bir rol oynar. Bu tür belirtiler erken dönemde ele alındığında, sorunun kronikleşmesi önlenebilir.

İlişki ve iletişim problemleri, bireysel başvuruların önemli bir kısmını oluşturur. Romantik ilişkilerde yaşanan çatışmalar, bağlanma sorunları, ayrılık süreçleri, aile içi iletişim problemleri, sınır koyma güçlükleri ve yalnızlık duygusu psikolog ve psikolojik danışmanların çalıştığı başlıca konular arasındadır.

Özgüven ve benlik algısıyla ilgili sorunlar da destek sürecinde sık ele alınır. Kendini yetersiz hissetme, değersizlik düşünceleri, karar vermede zorlanma, hayır diyememe ve başkalarının beklentilerine göre yaşama gibi durumlar, bireyin yaşam doyumunu doğrudan etkileyebilir.

Çocuk ve ergenlere yönelik sorunlar da psikolog ve psikolojik danışmanların önemli çalışma alanlarından biridir. Dikkat ve uyum problemleri, okul sorunları, sınav kaygısı, davranış problemleri, öfke kontrolü, ergenlik dönemi duygusal dalgalanmaları ve aileyle yaşanan çatışmalar bu kapsamda ele alınır.

Ayrıca yaşam geçişleri ve kriz dönemleri (kayıp ve yas süreçleri, boşanma, taşınma, iş değişikliği, kariyer kararsızlığı) psikolojik destek ihtiyacını artıran durumlardır. Bu dönemlerde psikolog veya psikolojik danışmanla çalışmak, kişinin süreci daha sağlıklı atlatmasına yardımcı olur.

Özetle; psikolojik destek almak için “çok kötü” hissetmek gerekmez. Kendini daha iyi tanımak, yaşamda tıkanan alanları fark etmek ve değişim için adım atmak isteyen herkes psikolog veya psikolojik danışmandan destek alabilir.



Psikolog Seçerken Nelere Dikkat Edilmelidir?


Psikolojik destek almaya karar vermek önemli bir adımdır; ancak bu sürecin etkili ve güvenli ilerleyebilmesi için doğru psikoloğu seçmek en az kararın kendisi kadar önemlidir. Psikolog seçerken yalnızca unvanlara ya da popülerliğe değil, bazı temel kriterlere dikkat etmek gerekir.

İlk olarak, uzmanın eğitim geçmişi ve mesleki yetkinliği mutlaka incelenmelidir. Psikoloğun psikoloji ya da psikolojik danışmanlık alanında lisans eğitimi almış olması, varsa yüksek lisans ve uzmanlık alanlarının net bir şekilde belirtilmesi önemlidir. Klinik psikologlarla çalışılacaksa, klinik psikoloji alanında yüksek lisans yapmış olmaları beklenir. Eğitim bilgileri şeffaf olmayan uzmanlara karşı temkinli yaklaşmak gerekir.

İkinci olarak, çalışma alanı ve uzmanlık uyumu dikkate alınmalıdır. Her psikolog her alanda çalışmaz. Kimi uzmanlar çocuk ve ergenlerle, kimileri yetişkinlerle, kimileri çift ve ailelerle çalışır. Kaygı, ilişki sorunları, travma, bağımlılık ya da sınav kaygısı gibi konularda destek arayan kişilerin, bu alanlarda deneyimi olan bir psikologu tercih etmesi sürecin verimini artırır.

Üçüncü önemli nokta, etik ilkelere ve gizliliğe verilen önemdir. Psikolojik destek süreci gizlilik esasına dayanır. Psikoloğun etik kurallara uygun çalışması, danışanın paylaşımlarını güvenli bir ortamda tutması ve profesyonel sınırları koruması temel bir gerekliliktir. İlk görüşmede gizlilik çerçevesinin açıkça anlatılması güven verici bir göstergedir.

Bir diğer kritik unsur, danışan–uzman uyumudur. Psikolojik destek yalnızca teknik bilgiyle değil, kurulan ilişkiyle de ilerler. Danışanın kendini rahat ifade edebilmesi, anlaşılmış hissetmesi ve yargılanmadığını fark etmesi önemlidir. İlk birkaç seans sonunda “bu uzmanla çalışabiliyorum” hissi oluşmuyorsa, farklı bir psikologla devam etmekten çekinilmemelidir.

Ayrıca terapi sürecine dair bilgilendirme biçimi de dikkat edilmesi gereken bir konudur. Seansların süresi, sıklığı, sürecin nasıl ilerleyeceği ve hedeflerin nasıl belirleneceği konusunda net açıklamalar yapılması profesyonel bir yaklaşımın göstergesidir. Gerçekçi olmayan vaatlerde bulunan, “kısa sürede kesin çözüm” söylemleri kullanan kişilerden uzak durulmalıdır.

Son olarak, erişilebilirlik ve sürdürülebilirlik de göz önünde bulundurulmalıdır. Seans ücretleri, seans sıklığı, merkezin konumu ve randevu düzeni kişinin uzun vadede süreci devam ettirebilmesi açısından önemlidir.

Özetle, doğru psikolog seçimi; eğitim, uzmanlık, etik yaklaşım ve danışan uyumunun birlikte değerlendirilmesiyle mümkündür. Kendinize uygun uzmanla başlanan bir psikolojik destek süreci, değişim ve iyileşme yolculuğunu çok daha sağlıklı hale getirir.



Psikolog Seansı Nasıl İlerler?


Psikolog seansı, danışanın ihtiyaçlarına göre yapılandırılan, gizlilik esasına dayalı profesyonel bir görüşme sürecidir. Seansların nasıl ilerlediği; kişinin başvuru nedeni, hedefleri ve çalışılan psikolojik yaklaşım doğrultusunda şekillenir. Ancak genel hatlarıyla psikolojik destek süreci belirli aşamalardan oluşur.

İlk seans genellikle tanışma ve değerlendirme amacıyla yapılır. Bu görüşmede danışan, başvuru nedenini, yaşadığı zorlukları ve beklentilerini paylaşır. Psikolog ise danışanın öyküsünü anlamaya, mevcut sorunları bütüncül şekilde değerlendirmeye ve terapi sürecinin çerçevesini çizmeye odaklanır. Bu aşamada gizlilik, seans süresi, sıklığı ve çalışma yöntemi hakkında bilgilendirme yapılır. İlk seans aynı zamanda danışan–uzman uyumunun hissedildiği önemli bir adımdır.

Değerlendirme sürecinin ardından, psikolog ve danışan birlikte terapi hedeflerini belirler. Bu hedefler; kaygının azalması, ilişkisel sorunların ele alınması, duygu düzenleme becerilerinin geliştirilmesi ya da belirli davranışların değişmesi gibi somut ve danışana özgü olabilir. Psikolojik destek süreci, “rastgele konuşma” değil; belirli hedeflere yönelik ilerleyen yapılandırılmış bir çalışmadır.

Devam eden seanslarda, danışanın yaşadığı sorunlar farklı açılardan ele alınır. Psikolog; danışanın duygu, düşünce ve davranış örüntülerini fark etmesine yardımcı olur. Bu süreçte kişinin kendini daha iyi tanıması, zorlayıcı durumlarla baş etme becerileri geliştirmesi ve yeni bakış açıları kazanması amaçlanır. Gerekli durumlarda psikolog, ev ödevleri, farkındalık çalışmaları veya pratik uygulamalar önerebilir.

Psikolog seansları genellikle 45–50 dakika sürer ve haftada bir olacak şekilde planlanır. Ancak seans sıklığı ve toplam süreç, danışanın ihtiyacına göre değişebilir. Bazı kişiler için birkaç seans yeterli olurken, bazı durumlarda daha uzun soluklu bir çalışma gerekebilir.

Sürecin ilerleyen aşamalarında, danışanın kazandığı farkındalıklar ve değişimler birlikte değerlendirilir. Hedeflere ulaşıldığında ya da danışan kendini yeterince güçlü hissettiğinde, terapi süreci planlı bir şekilde sonlandırılır. Bu sonlandırma aşaması da en az başlangıç kadar önemlidir.

Özetle; psikolog seansı, güvenli bir ortamda, yargılanmadan konuşabilmeyi ve değişim için adım atmayı mümkün kılan profesyonel bir süreçtir. Seanslar, danışanın hızına ve ihtiyaçlarına saygı duyularak ilerler.



İzmir’de Psikolog Arayanlar İçin


İzmir’de psikolog arayışında olan kişiler için en önemli konu, ihtiyaçlarına uygun ve güvenilir bir uzmanla çalışabilmektir. Psikolojik destek süreci yalnızca yaşanan sorunu konuşmak değil; doğru değerlendirme, bilimsel yaklaşım ve güvenli bir terapötik ilişki içinde ilerlemeyi gerektirir. Bu nedenle psikolog seçerken uzmanın eğitim geçmişi, çalışma alanı ve etik ilkelere bağlılığı mutlaka göz önünde bulundurulmalıdır.

İzmir; yoğun yaşam temposu, iş ve kariyer baskısı, ilişkisel sorunlar ve akademik stres gibi nedenlerle psikolojik destek ihtiyacının sık görüldüğü büyük şehirlerden biridir. Kaygı, stres, ilişki problemleri, tükenmişlik, çocuk ve ergenlik dönemi zorlukları gibi pek çok alanda profesyonel destek almak, bireyin yaşam kalitesini belirgin şekilde artırabilir.

Haziran Psikoloji, İzmir’de bireylerin, çocukların, ergenlerin ve çiftlerin ihtiyaçlarına yönelik bilimsel temelli psikolojik danışmanlık hizmetleri sunan bir psikolojik danışmanlık merkezidir. Merkezde; psikolog ve psikolojik danışmanlardan oluşan uzman bir ekip, her danışanın ihtiyacına uygun şekilde yapılandırılmış bir destek süreci yürütür.

Haziran Psikoloji’ de psikolojik destek süreci; güven, gizlilik ve etik ilkeler çerçevesinde ele alınır. Danışanların kendilerini rahatça ifade edebilecekleri, yargılanmadan dinlendikleri ve gerçekçi hedeflerle ilerleyen bir ortam sunulması temel önceliktir. İzmir’de psikolog arayışındaysanız, ihtiyaçlarınıza uygun uzmanla çalışmak için profesyonel bir değerlendirme ile sürece başlamak önemli bir adımdır.


Randevu ve İletişim İçin



İzmir Karşıyaka Psikolog Tavsiyesi


İzmir Karşıyaka’da psikolog tavsiyesi arayan kişiler için en önemli nokta, ihtiyaçlarına uygun uzmanla güvenli ve etik bir süreç yürütebilmektir. Kaygı, ilişki sorunları, stres, çocuk ve ergenlik dönemi zorlukları gibi alanlarda psikolojik destek alırken, merkezin uzman kadrosu ve çalışma yaklaşımı belirleyici olur. Haziran Psikoloji, Karşıyaka’da psikolog arayanlar için bireysel, çocuk, ergen ve çiftlere yönelik bilimsel temelli psikolojik danışmanlık hizmetleri sunmaktadır.



Karşıyaka Bostanlı Psikolog Tavsiyesi


Karşıyaka Bostanlı' da psikolog tavsiyesi arayanlar için psikolojik destek sürecinde ulaşılabilirlik, uzmanlık alanı ve danışan–uzman uyumu önemli kriterlerdir. Psikolojik danışmanlık sürecinin etkili olabilmesi, kişinin kendini rahatça ifade edebileceği güvenli bir ortamda ilerlemesine bağlıdır. Haziran Psikoloji, Bostanlı ve çevresinde psikolog arayan bireyler için etik ilkeler çerçevesinde yapılandırılmış ve kişiye özel psikolojik destek süreçleriyle hizmet sunmaktadır.


Randevu ve İletişim İçin



Sık Sorulan Sorular (SSS)


Psikolog ile psikiyatrist arasındaki fark nedir?


Psikologlar ve psikolojik danışmanlar danışmanlık süreçleriyle çalışır, ilaç tedavisi uygulamaz. Psikiyatristler ise tıp fakültesi mezunu hekimlerdir; ruhsal bozukluklara tanı koyabilir ve ilaç tedavisi düzenleyebilir. Bazı durumlarda psikolog ve psikiyatrist birlikte çalışarak daha etkili bir destek süreci yürütür.



Klinik psikolog ilaç yazar mı?


Hayır. Klinik psikologlar psikoterapi konusunda ileri düzey eğitim almış ruh sağlığı uzmanlarıdır ancak ilaç yazma yetkileri yoktur. Gerekli görüldüğünde danışanı bir psikiyatrist değerlendirmesine yönlendirebilirler.



Psikoloğa gitmek için çok ciddi bir sorun yaşamak gerekir mi?


Hayır. Psikoloğa gitmek yalnızca ağır ya da klinik sorunlar için değildir. Kendini daha iyi tanımak, stresle baş etmek, ilişki sorunlarını fark etmek ve yaşam kalitesini artırmak isteyen herkes psikolojik destek alabilir.



Psikolog seansları kaç dakika sürer?


Psikolog seansları genellikle 45–50 dakika sürer. Seans sıklığı ve toplam süreç, danışanın ihtiyacına ve çalışılan konuya göre değişebilir.



Psikolog ilk seansta ne sorar?


İlk seansta psikolog genellikle başvuru nedeni, yaşanan zorluklar, geçmiş deneyimler ve danışanın beklentileri hakkında bilgi alır. Amaç, danışanı tanımak ve danışmanlık sürecini birlikte yapılandırmaktır.



İzmir’de psikolog seçerken nelere dikkat edilmelidir?


İzmir’de psikolog seçerken uzmanın eğitim geçmişi, çalışma alanı ve danışan–uzman uyumu mutlaka dikkate alınmalıdır. İlk görüşmede kendinizi rahat ve güvende hissetmeniz önemli bir göstergedir.



Psikolog ile görüşmeler gizli midir?


Evet. Psikologlar etik kurallar gereği gizlilik ilkesine bağlıdır. Danışanla paylaşılan bilgiler, yasal zorunluluklar dışında üçüncü kişilerle paylaşılmaz.

Son Yazılarımız

Son Yazılarımız

Psikoloji alanındaki en son yazılarımızı inceleyin.

Psikoloji alanındaki en son yazılarımızı inceleyin.

Psikolog Nedir? Hangidi Durumlarda Psikoloğa Gidilmelidir?
Psikolog Nedir? Hangidi Durumlarda Psikoloğa Gidilmelidir?

Psikolog, klinik psikolog, psikolojik danışman ve psikiyatrist arasındaki farklar nelerdir? Hangi durumda hangi uzmana gidilir? İzmir’de psikolog arayanlar için kapsamlı rehber.

Çocuklarda Alt Islatma Problemi İçin İzmir Psikolog
Çocuklarda Alt Islatma Problemi İçin İzmir Psikolog

“Çocuklarda alt ıslatma neden olur? Gelişimsel, duygusal ve pedagojik açıdan alt ıslatma problemini ele alan kapsamlı değerlendirme ve çözüm yolları.”

Aile İçi Çatışmalarda Çocuk | Çocuk Psikoloğu İzmir
Aile İçi Çatışmalarda Çocuk | Çocuk Psikoloğu İzmir

“Aile içi çatışmaların çocuklar üzerindeki duygusal ve davranışsal etkilerini, çözüm yolları ve uzman önerileriyle ele alan kapsamlı bir rehber.”

Psikolog Nedir? Hangidi Durumlarda Psikoloğa Gidilmelidir?

Psikolog, klinik psikolog, psikolojik danışman ve psikiyatrist arasındaki farklar nelerdir? Hangi durumda hangi uzmana gidilir? İzmir’de psikolog arayanlar için kapsamlı rehber.

Çocuklarda Alt Islatma Problemi İçin İzmir Psikolog

“Çocuklarda alt ıslatma neden olur? Gelişimsel, duygusal ve pedagojik açıdan alt ıslatma problemini ele alan kapsamlı değerlendirme ve çözüm yolları.”