İlişkide güven sorunu yaşayan çiftler arasında duygusal mesafe ve iletişim problemi

İlişkide Güven Sorunu Nedir?


Güven duygusunun ilişkideki yeri

Güven, bir ilişkinin duygusal zeminidir. Partnerlerin birbirine karşı açık olabilmesini, kendini ifade ederken savunmaya geçmemesini ve ilişkide “rahat” hissedebilmesini sağlar. Güvenin olduğu bir ilişkide kişi, anlaşılmama ya da terk edilme korkusuyla değil; bağ kurma isteğiyle hareket eder. Bu da yakınlığı, paylaşımı ve duygusal dayanıklılığı güçlendirir.


Sağlıklı ilişkide güven ne anlama gelir?

Sağlıklı bir ilişkide güven; her şeyi bilmek, kontrol etmek ya da sürekli onay almak değildir. Aksine, belirsizliğe tahammül edebilme, partnerin sınırlarına saygı duyma ve sorunlar ortaya çıktığında konuşulabileceğine dair bir içsel inançtır. Güven, “hiç sorun yaşamamak” değil; sorun yaşandığında ilişkinin bunu taşıyabileceğine inanmak demektir.


Güven eksikliği ile kıskançlık aynı şey mi?

Güven eksikliği ve kıskançlık sıklıkla birlikte görülse de aynı şey değildir. Kıskançlık, çoğu zaman kaybetme korkusunun davranışsal yansımasıdır; güven eksikliği ise daha derin, duygusal bir zeminde yer alır. Güven problemi çözülmeden kıskançlığı bastırmaya çalışmak genellikle işe yaramaz. Çünkü kıskançlık azalıyor gibi görünse bile, alttaki güvensizlik hissi farklı şekillerde kendini göstermeye devam eder.

İlişkide güven sorunu, yalnızca partnerin davranışlarıyla değil; bireyin geçmiş deneyimleri ve ilişki içindeki duygusal ihtiyaçlarıyla birlikte ele alındığında daha sağlıklı bir şekilde anlaşılabilir.



İlişkide Güven Sorunu Neden Olur?

İlişkide güven sorununun tek bir nedeni yoktur. Çoğu zaman geçmiş deneyimler, kişisel kırılganlıklar ve ilişki içi dinamikler bir araya gelerek güvensizlik hissini besler. SEO açısından da en çok aranan konuların başında gelen güven problemi neden olur ve ilişkide güvensizlik sebepleri, genellikle aşağıdaki başlıklarda toplanır.


Geçmiş İlişki Travmaları

Aldatılma deneyimi
Önceki bir ilişkide yaşanan aldatılma, kişinin “bir daha aynı şey olacak mı?” kaygısıyla yeni ilişkisine temkinli yaklaşmasına neden olabilir. Bu durum, mevcut partnerin davranışlarından bağımsız olarak sürekli bir tehdit algısı yaratır.


Terk edilme, yalan, manipülasyon
Ani terk edilme, tekrar eden yalanlar ya da manipülatif ilişki deneyimleri, kişinin ilişkilere dair temel güven duygusunu zedeler. Zamanla birey, yakınlık kurmayı riskli görmeye başlar ve bu da ilişkide güvensizlik olarak kendini gösterir.


Çocukluk ve Bağlanma Deneyimleri

Güvensiz bağlanma
Çocuklukta bakım verenlerle kurulan bağ, yetişkinlikteki romantik ilişkilerin temelini oluşturur. İhtiyaçları tutarlı şekilde karşılanmamış bireylerde kaygılı ya da kaçınan bağlanma gelişebilir. Bu da ilişkide güven sorununa zemin hazırlar.

Aile içi tutarsızlık
Aile ortamında sık yaşanan söz–davranış çelişkileri, ani tepkiler ya da duygusal ihmal, kişinin “insanlara ne kadar güvenebilirim?” sorusunu içselleştirmesine neden olur. Bu soru, yetişkin ilişkilerde de aktif kalır.


Aldatılma ve Sadakat İhlali

Güvenin kırıldığı anlar
Aldatılma ya da sadakat ihlali, ilişkide güvenin en keskin şekilde zedelendiği durumlardır. Bu anlar, yalnızca olayın kendisiyle değil, sonrasında yaşanan belirsizlikle de travmatik hale gelir.

Sonrasında yaşanan duygular
Öfke, utanç, değersizlik ve yoğun kaygı gibi duygular, güvenin yeniden inşa edilmesini zorlaştırır. Güven onarılmadığında ilişki, sürekli geçmişin gölgesinde yaşanır.


İletişim Problemleri ve Şeffaf Olmama

Gizleme davranışları
Telefon, sosyal çevre ya da duygular konusunda sürekli gizleme hali, karşı tarafta “benden saklanan bir şey var” algısını güçlendirir. Bu durum, zamanla güven problemi neden olur sorusunun en görünür cevaplarından biri haline gelir.

Açık iletişim eksikliği
Duyguların net ifade edilmemesi, sorunların konuşulmaması ya da kaçamak cevaplar, ilişkide belirsizliği artırır. Belirsizlik ise güven duygusunu aşındırır.


Düşük Özgüven ve Kontrol İhtiyacı

Kıyaslama
Kendini başkalarıyla sürekli kıyaslayan bireylerde “yeterli değilim” düşüncesi sık görülür. Bu düşünce, partneri kaybetme korkusunu ve dolayısıyla güvensizliği besler.

Aşırı sorgulama
Sürekli soru sorma, kontrol etme ve onay arama davranışları, genellikle düşük özgüvenin bir yansımasıdır. Kontrol arttıkça güven azalır ve ilişki yorucu bir döngüye girer.


İlişkide güven sorunu, çoğu zaman tek bir olaydan değil; birikmiş deneyimlerin ve çözümlenmemiş duyguların sonucunda ortaya çıkar. Bu nedenleri fark etmek, güveni yeniden inşa etmenin ilk ve en önemli adımıdır.


İlişkide güvensizlik, kıskançlık ve aldatılma korkusunun psikolojik etkileri



İlişkide Güven Sorunu Olduğunu Gösteren Belirtiler


İlişkide güven sorunu, çoğu zaman açıkça dile getirilmeden; davranışlar, düşünceler ve bedensel tepkiler üzerinden kendini gösterir. Google’da sıkça aranan ilişkide güven sorunu belirtileri, genellikle aşağıdaki işaretlerle anlaşılır.


Sürekli sorgulama ve kontrol etme

Partnerin nerede olduğu, kiminle görüştüğü ya da neden geç cevap verdiği sık sık sorgulanıyorsa, bu durum güven duygusunun zayıfladığını gösterir. Soru sormak tek başına sorun değildir; ancak bu davranış tekrarlayıcı ve rahatlatıcı olmayan bir hale geldiyse, ilişkide güvensizlikten söz edilebilir.


Telefon ve sosyal medya takibi

Telefonu kontrol etme isteği, sosyal medya hareketlerini sürekli izleme ya da “online ama bana yazmadı” düşüncesine takılı kalma, güven sorununun en yaygın belirtilerindendir. Bu davranışlar genellikle geçici bir rahatlama sağlasa da, uzun vadede kaygıyı daha da artırır.


Aşırı kıskançlık

Kıskançlık her ilişkide belli ölçüde görülebilir. Ancak kişinin sosyal çevresine, iş ilişkilerine ya da geçmişine karşı yoğun ve kontrol edilemeyen kıskançlık yaşanıyorsa, bu durum ilişkide güven sorunu belirtileri arasında değerlendirilir. Kıskançlık arttıkça ilişki alanı daralır.


İlişkide rahat hissedememe

Güvenin azaldığı ilişkilerde kişi, yanında bile rahatlayamaz. Sürekli tetikte olma, yanlış bir şey yakalama beklentisi ya da duygusal olarak kendini geri çekme hali görülür. İlişki, güven veren bir alan olmaktan çıkıp kaygı üreten bir zemine dönüşür.


Sürekli “ya aldatılırsam” düşüncesi

Somut bir kanıt olmamasına rağmen zihinde tekrar eden “ya aldatılırsam?” düşüncesi, güven sorunlarının zihinsel boyutunu gösterir. Bu düşünce, zamanla kişinin davranışlarını ve ilişki içindeki tutumunu şekillendirir.


İlişkide bu belirtilerin bir ya da birkaçının sürekli hale gelmesi, güven sorununun göz ardı edilmemesi gerektiğini gösterir. Erken fark edilen güven problemleri, doğru destekle ve iletişimle sağlıklı bir şekilde ele alınabilir.



Güven Sorunu İlişkiyi Nasıl Etkiler?

Güven sorunu, ilişkiyi tek bir noktadan değil; duygusal, zihinsel ve davranışsal birçok düzeyden etkiler. İlk başta küçük gerginlikler gibi görünen durumlar, zamanla ilişkinin genel dengesini bozan bir döngüye dönüşebilir.


Duygusal mesafe

Güven azaldıkça kişiler kendilerini korumaya almaya başlar. Duygular daha az paylaşılır, kırılganlık geri çekilir. Bu durum, partnerler arasında görünmez ama derin bir duygusal mesafe yaratır. Yan yana olunsa bile “yakın” hissedilmez.


Tartışmaların artması

Güvensizlik, ilişkideki birçok konunun kolayca tartışmaya dönüşmesine neden olur. Basit bir gecikme, masum bir mesaj ya da plan değişikliği bile büyük anlamlar yüklenerek ele alınır. Tartışmalar çoğu zaman asıl konudan çok, alttaki güven ihtiyacını yansıtır.


İlişkide yıpranma

Sürekli şüphe, sorgulama ve savunma halinde olmak ilişkiyi yorar. Taraflar kendilerini anlaşılmamış, suçlanmış ya da değersiz hissedebilir. Zamanla ilişki, destekleyici bir bağ olmaktan çıkıp tüketici bir deneyime dönüşür.


Bağlanma–kopma döngüsü

Güven sorunu yaşayan ilişkilerde sıkça görülen bir durum da bağlanma–kopma döngüsüdür. Kişi bir yandan yakınlık isterken, diğer yandan incinmemek için uzaklaşır. Bu gelgitler ilişkiyi istikrarsız hale getirir ve duygusal güvenin yeniden kurulmasını zorlaştırır.


Güven sorununun ilişki üzerindeki bu etkileri fark edildiğinde, sorun yalnızca “kıskançlık” ya da “tartışma” olarak değil; ilişkinin temel ihtiyacı olarak ele alınmalıdır. Bu farkındalık, ilişkiyi onarmanın ilk adımıdır.



İlişkide Güven Sorunu Nasıl Aşılır?

İlişkide güven sorunu, “kendiliğinden geçmesini” bekleyerek çözülen bir durum değildir. Bu başlık, Google’da en çok aranan ve kullanıcının gerçekten çözüm aradığı noktadır. Güvenin yeniden kurulabilmesi; farkındalık, iletişim ve zaman gerektirir.


Güven Sorununun Kaynağını Anlamak

Bu sorun kime ait?
İlk adım, yaşanan güven sorununun kaynağını netleştirmektir. Sorun yalnızca partnerin davranışlarından mı besleniyor, yoksa kişinin kendi geçmiş deneyimleri mi bugünü etkiliyor? Bu ayrım yapılmadan atılan adımlar, çoğu zaman geçici rahatlama sağlar.

Geçmiş mi, mevcut ilişki mi?
Geçmiş ilişkilerde yaşanan aldatılma, terk edilme ya da ihmal; mevcut ilişkide somut bir problem olmasa bile güvensizlik hissini tetikleyebilir. Eğer sorun daha çok geçmişten taşınıyorsa, çözüm yalnızca partnerin davranışlarını değiştirmesiyle mümkün olmaz.


Açık ve Güvenli İletişim Kurmak

Suçlamadan konuşmak
“Sen hep…” ya da “Zaten asla…” gibi ifadeler savunmayı artırır ve iletişimi kilitler. Bunun yerine, yaşanan durumun kişide yarattığı duyguyu anlatmak güvenli bir alan açar. Amaç haklı çıkmak değil, anlaşılmaktır.

Duyguyu ifade etmek
Güven sorununun altında genellikle korku, kaygı ve incinmişlik vardır. Bu duygular ifade edilmediğinde davranışlar üzerinden ortaya çıkar. Duyguyu dile getirmek, karşı tarafın durumu daha net görmesini sağlar.


Sınırları ve Beklentileri Netleştirmek

Şeffaflık nerede başlar, nerede biter?
Sağlıklı bir ilişkide şeffaflık, her şeyin paylaşılması anlamına gelmez. Kişisel alanların korunması ile gizleme arasındaki farkın konuşulması önemlidir. Bu denge kurulmadığında güven, kontrolle karıştırılabilir.

Kontrol ile güven arasındaki fark
Kontrol, kaygıyı geçici olarak azaltır; güven ise uzun vadede ilişkiyi güçlendirir. Sürekli kontrol etme ihtiyacı, güvenin değil güvensizliğin göstergesidir. Bu farkın fark edilmesi, ilişkiyi rahatlatır.


Güven Yeniden İnşa Edilebilir mi?

Adım adım güven
Güven bir anda kurulmaz; küçük, tutarlı adımlarla oluşur. Verilen sözlerin tutulması, davranışların öngörülebilir olması ve açık iletişim, güvenin temel taşlarıdır.

Zaman ve tutarlılık
Güvenin yeniden inşası zaman ister. Özellikle aldatılma ya da ciddi bir kırılma sonrası, duyguların hemen düzelmesi beklenmemelidir. Tutarlılık, zamanla birlikte güven duygusunu yeniden mümkün kılar.

İlişkide güven sorunu aşılabilir; ancak bunun için sorunu yok saymak değil, doğru yerden ele almak gerekir. Bazen bu süreçte profesyonel destek almak, hem bireyin hem de ilişkinin yükünü hafifletebilir.



Güven Sorunu Yaşayan Kişi Ne Yapmalı?

İlişkide güven sorunu yaşayan kişi için çözüm, yalnızca partnerin davranışlarını değiştirmeye odaklanmak değildir. Asıl dönüşüm, kişinin kendi iç dünyasını fark etmesiyle başlar. Aşağıdaki adımlar, güven sorununu daha sağlıklı bir yerden ele almayı mümkün kılar.


Kendini tanıma

Güvensizlik hissi çoğu zaman otomatik tepkilerle yaşanır. Kişi ne hissettiğini fark etmeden sorgular, kontrol eder ya da geri çekilir. Bu noktada “Ben şu an ne hissediyorum?”, “Bu duygu bana tanıdık geliyor mu?” gibi sorular, güven sorununun kişisel boyutunu anlamaya yardımcı olur. Kendini tanımak, duyguyla davranışı ayırabilmenin ilk adımıdır.


Tetikleyicileri fark etme

Her güvensizlik hissi aynı yerden doğmaz. Bazı durumlar — geç cevap verilmesi, sosyal medya etkileşimleri, belirsiz planlar — kişide yoğun kaygı yaratabilir. Bu tetikleyicileri fark etmek, “sorun gerçekten şu an mı oluyor, yoksa eski bir duygum mu aktive oldu?” sorusunu sormayı sağlar. Böylece tepki vermek yerine durup düşünmek mümkün olur.


Duygusal regülasyon

Güven sorunu yaşandığında duygular hızla yükselir ve davranışlar kontrolsüzleşebilir. Bu noktada amaç duyguyu bastırmak değil, düzenleyebilmektir. Nefes çalışmaları, bedensel farkındalık ve duyguyu isimlendirme gibi regülasyon becerileri, kişinin kendini sakinleştirerek ilişki içinde daha sağlıklı tepkiler vermesine yardımcı olur.


Güven sorunu yaşayan kişinin kendi iç sürecini fark etmesi, ilişkinin kaderini tek başına belirlemez; ancak değişimin başlayabileceği en sağlam noktadır. Bu süreçte profesyonel destek almak, hem farkındalığı derinleştirir hem de ilişkiyi koruyucu bir alan yaratır.



Partner Güven Sorunu Yaşıyorsa Nasıl Davranılmalı?

Partnerin güven sorunu yaşaması, ilişki içinde çoğu zaman zorlayıcı ve yıpratıcı bir deneyimdir. Bu süreçte nasıl davranıldığı, güven probleminin derinleşip derinleşmeyeceğini belirleyen en önemli faktörlerden biridir.


Savunmaya geçmeden dinlemek

Sürekli sorgulanmak ya da şüpheyle karşılaşmak savunma ihtiyacını artırabilir. Ancak savunmaya geçmek, karşı tarafın kaygısını genellikle daha da yükseltir. Partnerin ne söylediğinden çok, ne hissettiğini anlamaya çalışmak güven inşası için kritik bir adımdır. Dinlenildiğini hisseden kişi, daha sakin ve açık hale gelir.


Sorumluluk alma

Güven sorunu her zaman tek taraflı olmayabilir. Geçmişte yapılan hatalar, belirsiz davranışlar ya da iletişim eksiklikleri bu süreci beslemiş olabilir. Uygun olan noktalarda sorumluluk almak, “seni anlıyorum” mesajını sözden çok davranışla vermeyi sağlar. Bu tutum, savunmayı azaltır ve ilişkiyi yumuşatır.


Sabır–sınır dengesi

Sabır, güveni onarmanın önemli bir parçasıdır; ancak sınırsız olmak zorunda değildir. Partnerin kaygısını anlamak kadar, kendi sınırlarını korumak da sağlıklı bir ilişkinin gereğidir. Sürekli kontrol edilmek ya da suçlanmak kabul edilmesi gereken bir durum değildir. Sabır ile sınır arasında denge kurmak, hem bireysel hem ilişkisel sağlığı korur.


Partner güven sorunu yaşıyorsa, bu durum ne tamamen görmezden gelinmeli ne de tüm yük tek başına üstlenilmelidir. Güven, iki kişinin birlikte taşıyabileceği bir süreçtir ve doğru tutumlarla yeniden inşa edilebilir.



İlişkide Güven Sorunu Ne Zaman Profesyonel Destek Gerektirir?

İlişkide güven sorunu her zaman profesyonel destek gerektirmez; ancak bazı durumlarda sorun, çiftin kendi çabasıyla aşılabilecek sınırların ötesine geçer. Bu noktada destek almak, “başaramamak” değil; ilişkiyi ve bireyleri korumak anlamına gelir.


Tekrarlayan krizler

Aynı tartışmaların tekrar tekrar yaşanması, konuşmaların çözüme değil yeni kırılmalara yol açması önemli bir işarettir. Güvenle ilgili konular her seferinde kapanıyor gibi görünse de kısa süre sonra yeniden alevleniyorsa, bu durum alttaki sorunun ele alınamadığını gösterir. Profesyonel destek, bu döngünün nedenlerini görünür kılar.


Aldatma sonrası süreç

Aldatılma sonrasında güvenin yeniden kurulması, çoğu çift için oldukça zorlayıcıdır. Yoğun öfke, şüphe, utanç ve kaygı duyguları, ilişki içi iletişimi tıkayabilir. Bu süreçte tek başına ilerlemeye çalışmak, tarafları daha da yıpratabilir. Destek almak, güvenin onarılıp onarılamayacağının sağlıklı bir zeminde değerlendirilmesine yardımcı olur.


Travmatik bağlanma örüntüleri

Bazı ilişkilerde güven sorunu, yalnızca yaşanan olaylara değil; kişinin çocukluk ve geçmiş deneyimlerinden gelen travmatik bağlanma örüntülerine dayanır. Yoğun terk edilme korkusu, aşırı bağlanma ya da ani kopuşlar bu örüntülerin göstergesi olabilir. Bu tür durumlarda profesyonel destek, sorunun kökenine inerek kalıcı değişim sağlar.


İlişkide güven sorunu; bireyin ruhsal sağlığını, ilişki doyumunu ve yaşam kalitesini etkilemeye başladığında, profesyonel destek almak en sağlıklı adımlardan biri haline gelir.



İlişkilerde Güven Sorunu İçin Psikolojik Destek

İlişkide güven sorunu, çoğu zaman yalnızca ilişkiyi değil; kişinin özgüvenini, duygusal dengesini ve yaşam kalitesini de etkiler. Bu noktada psikolojik destek almak, sorunu büyümeden ele almayı ve daha sağlıklı bir ilişki zemini kurmayı mümkün kılar.


Bireysel danışmanlık

Bireysel danışmanlık sürecinde kişi; güven sorununun kendi iç dünyasındaki kökenlerini, tetikleyicilerini ve tekrar eden ilişki örüntülerini fark etme fırsatı bulur. Geçmiş ilişki travmaları, bağlanma deneyimleri ve duygusal regülasyon becerileri bu süreçte ele alınır. Böylece kişi, ilişkide yaşadığı güvensizliği yalnızca partner üzerinden değil, kendisiyle ilişkisi üzerinden de çalışabilir.


Çift ve ilişki danışmanlığı

Güven sorunu ilişkinin dinamiklerinden besleniyorsa, çift ve ilişki danışmanlığı daha bütüncül bir alan sunar. Bu süreçte taraflar; iletişim biçimlerini, sınırlarını ve beklentilerini daha net hale getirir. Özellikle aldatma sonrası dönemlerde ya da tekrarlayan krizlerde, ilişki danışmanlığı İzmir genelinde en çok başvurulan destek alanlarından biridir.


İzmir / Karşıyaka – Haziran Psikoloji

İzmir’de, özellikle Karşıyaka bölgesinde psikolojik destek arayan bireyler için Haziran Psikoloji, güven sorunları ve ilişki dinamikleri üzerine uzmanlaşmış bir yaklaşımla hizmet sunar. Bireysel danışmanlık ve çift çalışmalarıyla, güvenin yeniden inşa edilebileceği güvenli bir alan oluşturulur.
Karşıyaka’da bir psikolog desteğiyle, ilişkide yaşanan güven sorunlarını yalnızca “sorun” olarak değil, dönüşüm fırsatı olarak ele almak mümkündür.

İlişkide güven sorunu, doğru destekle çalışıldığında değişebilir. Önemli olan, bu süreci tek başına taşımak zorunda olmadığını fark etmektir.



Sık Sorulan Sorular (SSS)


Güven sorunu ilişkiyi bitirir mi?

Güven sorunu tek başına ilişkiyi bitirmez; nasıl ele alındığı belirleyicidir. Sorun yok sayıldığında ya da sürekli suçlama–savunma döngüsünde kaldığında ilişki yıpranır. Ancak farkındalık, açık iletişim ve gerekirse profesyonel destekle güven sorunu ilişkinin sonu olmak zorunda değildir.


Aldatmadan sonra güven tekrar olur mu?

Evet, mümkündür; fakat zaman, tutarlılık ve çaba gerektirir. Aldatma sonrası güven, eski haline “kendiliğinden” dönmez. Açık iletişim, sorumluluk alma ve duyguların güvenli bir zeminde çalışılmasıyla adım adım yeniden inşa edilebilir.


Kıskançlık güven sorunu mudur?

Her kıskançlık güven sorunu değildir. Ancak yoğun, kontrol edici ve sürekli hale gelen kıskançlık, çoğu zaman altta yatan bir güvensizliğin işaretidir. Bu durumda kıskançlık bir neden değil, belirti olarak değerlendirilmelidir.


Güven sorunu zamanla geçer mi?

Kendiliğinden geçmesi nadirdir. Zaman tek başına iyileştirici değildir; ne yapıldığı önemlidir. Güven sorunu fark edilip üzerine çalışıldığında azalabilir. Aksi halde, zamanla farklı biçimlerde yeniden ortaya çıkma eğilimindedir.

Son Yazılarımız

Son Yazılarımız

Psikoloji alanındaki en son yazılarımızı inceleyin.

Psikoloji alanındaki en son yazılarımızı inceleyin.

İlişkide güven sorunu yaşayan çiftler arasında duygusal mesafe ve iletişim problemi
İlişkide güven sorunu yaşayan çiftler arasında duygusal mesafe ve iletişim problemi

İlişkide güven sorunu neden olur? Güvensizlik, kıskançlık ve aldatma sonrası güven nasıl yeniden kurulur? Uzman psikolojik bakış açısıyla ele alıyoruz.

Kendini nasıl sevebilirim? Öz-şefkat ve psikolojik farkındalık
Kendini nasıl sevebilirim? Öz-şefkat ve psikolojik farkındalık

Kendini sevmek neden zor? Psikolojik açıdan öz-değer, öz-şefkat ve sağlıklı sınırlar üzerinden kendini sevmenin yolları.

İlk tanışmada konuşan iki kişi, doğal ve samimi bir ortam
İlk tanışmada konuşan iki kişi, doğal ve samimi bir ortam

İlk tanışmada ne sorulur, hangi sorulardan kaçınılır? İlk buluşmada iletişimi güçlendiren sorular ve psikolojik öneriler bu rehberde.

İlişkide güven sorunu yaşayan çiftler arasında duygusal mesafe ve iletişim problemi

İlişkide güven sorunu neden olur? Güvensizlik, kıskançlık ve aldatma sonrası güven nasıl yeniden kurulur? Uzman psikolojik bakış açısıyla ele alıyoruz.

Kendini nasıl sevebilirim? Öz-şefkat ve psikolojik farkındalık

Kendini sevmek neden zor? Psikolojik açıdan öz-değer, öz-şefkat ve sağlıklı sınırlar üzerinden kendini sevmenin yolları.