
Boş Yuva Sendromu: Ebeveynler İçin Uyum Rehberi
Çocukların evden ayrılmasıyla baş etmekte zorlanan ebeveynler için pratik öneriler ve duygusal destek rehberi. Yeni döneme uyum için ipuçları.
20 Aralık 2024
Doğarız, büyürüz ve genellikle belli bir yaşa geldiğimizde de evlenip çocuk sahibi oluruz. Artık kendi istek ve ihtiyaçlarımızın önüne koyduğumuz, onlar için zaman zaman hayatımızı ertelediğimiz, kendimizden çok düşündüğümüz evlatlarımız vardır; anne ve baba olmuşuzdur ve bizler için artık hayat boyu sürecek yolculuğumuz başlamıştır. Bebeklik, çocukluk, ergenlik, okul yılları derken nasıl olduğunu anlamadan çocuklarımız gözümüzün önünde büyür ve gün gelir artık onların yuvadan ayrılma zamanı geldiğini hayretle fark ederiz. “Ne zaman ne ara bu kadar büyüdüler ki?” Kabul etmesi çok kolay olmasa da artık onlar da yaşamlarına ayrı olarak devam edeceklerdir.
BOŞ YUVA SENDROMU NEDİR?
Boş yuva sendromu olarak adlandırılan sendrom, son çocuğun da evden ayrılması ile biz anne babaların yaşadığı depresif ve hüzünlü ruh halidir. Gençlerin yeni sorumluluklar üstlenmesi hayatın doğal bir parçasıdır. Eğitim, iş hayatı, askerlik, evlilik, farklı bir yerde yeni bir hayata başlama gibi nedenlerle gençler evden ayrılıp sorunları ile kendileri başa çıkmaya ve kendi ayakları üzerinde durmaya başlarlar. Artık biz ebeveynler için yeni bir dönem başlamıştır. Bu dönemde çocukların evden ayrılması ile birlikte ebeveynler olarak çocuklarımız için aşırı kaygı duyabiliriz. Çocuklarımız üzerindeki kontrolümüzü kaybettiğimizi düşünüp bundan böyle kendimizi işe yaramaz hissedebiliriz. Bu da bizlerde yalnızlık ve boşluk duygusu yaratabilir. Her ailede bu durum aynı yaşanmayabilir. Kimimiz bu duruma karşı daha duyarlı olup bu sendromu yaşarken, kimimiz çocuklarımızın evden ayrılmasından daha az etkilenebiliriz.
Ebeveynlik rolü, birçoğumuzun üstlendiği en önemli rol ve en öncelikli kimliktir. Bu nedenle çocuklarımızın aileden ayrılıp kopmaları ile birlikte ebeveynler olarak büyük bir boşluğa düşebiliriz. Özellikle değişim bizi daha fazla strese sokuyorsa, çocuklarımızın kendi sorumluluklarını üstlenemeyeceğini düşünüyorsak, görece özgüvenimiz daha düşükse, bir işte çalışmıyorsak, çocuklarımız ile bağımlı bir ilişki geliştirmişsek boş yuva sendromundan daha fazla etkilenebiliyoruz.
BOŞ YUVA SENDROMUNUN BELİRTİLERİ
Anne veya babanın boş yuva sendromu yaşadığını gösteren bazı belirtiler şunlardır:
Kendimizi Boş ve Amaçsız Görmek: “Ay şimdi beğendiğim o kıyafeti almayayım çocuğum şunu çok istiyordu onu alayım, vaktim yok ki spora ya da kursa gitmeye şimdi çocuğun antrenmanı, sonra dersi var evde yapılacak işler de beni bekler”. Eğer bunlar size tanıdık geliyorsa; anne baba olarak hayatımızın büyük bir bölümünü çocuklarımızın önceliklerine ayırmış, odağımızı ve hayatımızı sadece onların mutluluğuna adamış, kendi ihtiyaç ve isteklerimizi erteleyerek yok saymış olabiliriz. Bu nedenle çocuklarımızın evden ayrılması ile birlikte kendimizi işe yaramaz ve amaçsız bulmamız da çok mümkündür. Bu bizlerde depresif bir hal yaratıp yaşamdan keyif alamaz hale getirebilir.
Ani Duygu Değişimleri: Çocuklarımız evden ayrıldıklarında anne babalar olarak bizler ani duygu değişimleri yaşayabiliriz. Normalde tepki vermediğimiz olaylara farklı veya aşırı tepkiler gösterebilir, olaylarda gözyaşlarına boğulabilir, yaşlandığımızı düşünüp korkup endişelenebilir, çocuklarımızın üzerindeki kontrolümüzü artık kaybettiğimizi düşündüğümüz için de üzgün ve öfkeli olabiliriz. Artık bizlerle aynı çatı altında yaşamıyorlardır. Onların iyi ve güvende olup olmadıkları ile ilgili kaygılar yaşıyor olabiliriz. Çocuklarımızı gün içerisinde birkaç kere arıyor ya da sosyal medya hesapları üzerinden kontrol ederek sürekli takipte olmak gibi davranışlarda bulunuyorsak bu kaygı düzeyimizin çok yüksek olduğunu gösteriyor olabilir. Bu dönemde sürekli olarak çok daha üzgün, öfkeli veya kaygılı hissediyorsanız boş yuva sendromu yaşıyor olabilirsiniz.
Eşler Arasındaki Problemlerin Artması: Çocukların doğması ile birlikte eşlerimiz ile olan ilişkilerimiz değişikliğe uğrar. Bizler çocuklarımızı ilişkimizin merkezine alıp eşimizle aramızdaki ilişkiyi ihmal edebiliriz. Çocuklarımız öncelikli olduğu için eşimizle birlikte zaman geçirmeyi, baş başa bir yerlere gitmeyi ve sohbet etmeyi, onunla birlikte keyif alacak aktiviteler yapmayı, tatile gitmeyi ihmal etmiş olabiliriz. Çocuklarımız evden ayrıldıktan sonra eşlerimiz ile baş başa kaldığımızda konuşacak, yapacak ve paylaşacak şeyler bulmakta zorlanabiliriz. Odağımız çocuklarımız olduğu için öncesinde çok fark etmediğimiz veya üzerini örttüğümüz problemlerimiz de tekrar gün yüzüne çıkabilir.
Çocuklarımızın evden ayrılması ile birlikte eş zamanlı gerçekleşebilen ve bizleri derinden etkileyebilecek eş kaybı, iş kaybı, emeklilik, sağlık problemleri gibi diğer yaşam olayları da boş yuva sendromundan daha fazla etkilenmemize yol açabilir.
BOŞ YUVA SENDROMU İLE NASIL BAŞA ÇIKILABİLİR?
Boş yuva sendromunu atlatabilmek için şunları önerebiliriz:
Sosyal Ortamlarda Bulunmak: Arkadaşlık ilişkilerinizi güçlendirip sosyal çevrenizi genişletebilirsiniz. Arkadaşlarımız bizim zor zamanlarımızda yanımızda olup, dertlerimizi ve üzerimizdeki yükleri hafifletebilen kişilerdir. Onlarla bu geçirdiğimiz zor zamanlarımızı paylaşabilir, birlikte vakit geçirerek eğlenebilir, belki de çocuklarımız yüzünden sekteye uğramış veya ayrı düşmüş dostlarımızla tekrar bir araya gelip yalnız olmadığınızı fark edebilirsiniz.
Yeni Uğraşlar Edinmek: Her zaman hayalini kurduğunuz ama bir türlü fırsatını yakalayamadığınız şeylere vakit ayırabilirsiniz. Belki her zaman ertelenen ya da bir türlü zaman bulunamayan gidilecek görülecek yerleri ziyaret edilebilir, hep öğrenmek istediğiniz ama bir türlü gitmeye fırsat bulamadığınız dil kurslarına katılabilir, çalmayı arzu ettiğiniz müzik aletini çalmayı öğrenebilir, belki yapmaktan keyif aldığınız tahta oyma, resim yapma gibi hobilere vakit ayırabilirsiniz. Bu dönem ilgi alanlarınıza ve hobilerinize bol bol vakit ayırabileceğiniz bir dönemdir. Gönüllü yardım kuruluşlarına, derneklere üye olabilirsiniz. Bu sayede hayatınız çok daha anlamlı hale gelebilir.
Eşinizle Keyifli Vakit Geçirmek: Bu dönemde eşinizle birlikte daha fazla vakit geçirebilir, hayalini kurduğunuz şeyleri yapabilir, birlikte yeni projeler geliştirebilirsiniz.
Çocuklarınızın Gidişine Kendinizi Hazırlamak: Çocukların bir gün aileden ayrılacaklarını kabul edip onlarla daha kaliteli zaman geçirmek, ilgilendiğiniz ve sevdiğiniz şeylere hayatınızın her döneminde yer vermek ayrılığı daha kolay hale getirebilir.
Yardım Almak: Birinin kaybından sonra yaşanan ve tutulan bir yas çevreden destek görürken, çocukların evden ayrılıyor olması normal ve sağlıklı bir durum olarak algılandığından boş yuva sendromunda yaşanan yas genellikle göz ardı edilir ve fark edilmez.
Boş yuva sendromu ile başa çıkmakta çok fazla zorlanıyorsanız bir uzman / psikolog desteği almak sağlığınız ve iyilik haliniz üzerinde olumlu etki yaratabilir.