
Boşanma Sürecinde Çocukla İletişim Rehberi
Boşanma kararını çocuğunuzla paylaşırken dikkat edilmesi gerekenler ve etkili iletişim yöntemleri için öneriler.
21 Mart 2024
İnsanların yaşamlarını sürdürebilmeleri için gerekli olan yeme, içme, barınma gibi ihtiyaçları kadar sosyal ve duygusal ihtiyaçlarının da karşılanması gerekmektedir. İnsanlar sosyal ve duygusal ihtiyaçlarını aile, arkadaşlık ve romantik ilişkileriyle karşılarlar. Özellikle romantik ilişki duygusal doyum için oldukça önemlidir çünkü romantik ilişki yaşadığımız ve bir aile kurduğumuz birey bizim aynı zamanda hayat arkadaşımızdır. Dolayısıyla eş seçimi oldukça önemlidir. Elbette kimse ilişkisine “ilerde bitireceğim” diyerek başlamaz ancak bazen her şey yolunda gitmeyebilir. Eğer evliysek boşanma kararı alabilir, evliliğimizi sonlandırmak durumunda kalabiliriz.
Boşanırsak Çocuğumuza Zarar Verir Miyiz?
Çocuk sahibi olan evli çiftler yolunda gitmeyen yani sürdürmekte zorlandıkları evliliklerini sonlandırma kararı alırken bu çıkmaza çok sık girebilirler. Çocuklarının psikolojik iyilik hallerini etkilemekten korkup bu durumu evliliği sürdürememe hatta artık evliliğe katlanma boyutuna kadar gelmiş olmasına rağmen devam etmede ısrarcı olabilirler. Aslında evlilikteki temel motivasyonları çocukları olabilir. Hatta şu cümleyi hepimiz hayatımızda bir kez bile olsa yakın çevremizden dahil duymuşuzdur: “Çoktan boşanırdım da çocuklarım için devam ediyorum işte...” Tam olarak bu noktada bu sürdürüşün çocuğu gerçekten psikolojik olarak iyi mi yoksa kötü mü etkilediğini iyi tartmak gerekir. Eğer çiftler arası çatışmalar çok şiddetliyse, tahammülsüzlük arttıysa, duygusal bağ zayıfladıysa ve inancımızı gerçekten kaybettiysek durum zaten boşanmaya kadar geliyor ya da çoktan gelmiş demektir. Bu durumda işin aslına baktığımızda ev içinde huzursuz ve mutsuz olan, sürekli tartışma yaşayan ve bunu farkında olarak ya da olmayarak da olsa çocuklarına yansıtan ebeveynlerin evliliklerini veya ev içi birlikteliklerini sürdürmeleri çocukların psikolojik iyi oluşlarını boşanmaya göre gerçekten daha mı iyi etkiler?
Psikolojik olarak iyi ve huzurlu ebeveynler demek psikolojik olarak iyi ve sağlıklı çocuklar demektir. Dolayısıyla bizler ebeveyn olarak, çocuklarımızın iyilik hallerini gerçekten önemsiyorsak kendimizi ihmal etmemeliyiz. Biz iyi olmazsak onlara da iyi gelemeyiz. Boşanma konusunda ebeveynlerin geri adım atmasına neden olan bir diğer faktör de çocukların söylemleri ve bu söylemlerin akabinde ebeveynde yarattığı suçluluk duygusu olabilir. Çocuğunun olası bir ayrılık senaryosuna tepkili olduğunu gören ebeveyn, çocuğunun ileride kendisini suçlamasından çekinir ve bu nedenle sorumluluğu aslında farkında olmadan çocuğa bırakmış olur. Temelde hangi çocuk ebeveynlerinin ayrılmasını ister ki? Ancak çok şiddetli çatışmalara uzun süre maruz kalmış çocuklar bu süreci biraz daha normalleştirebilir ancak genel oranda çocuklar, boşanma sürecine akut olarak olumsuz tepkiler verebilirler. Ebeveynlerin çoğu boşanma sürecinde çocukla ilgili ortaya çıkabilecek zorluklardan kaçındıkları için boşanmayı ertelemektedir. Oysaki kısa vadede bu kaçınma bizi ve çocuğu rahatlatıyor olsa da uzun vadede mutsuz bir evlilik ilişkisi mutsuz bir aile ortamına sebep olmaktadır. Unutulmamalıdır ki çocukların değişen koşullara uyum sağlama becerileri yetişkinlere kıyasla daha çok gelişmiştir. Bu sebeple boşanmayı ertelemek yerine bu süreci doğru yönetmeye odaklanmak hem çocuğumuz hem kendimiz için daha sağlıklı olacaktır.
Çocuğuma Boşanacağımızı Nasıl Söylemeliyiz?
Öncelikle süreçle ilgili net ve gerçekçi olmalısınız. Yuvarlak ve hikâye gibi cevaplar çocuğun kaygısının artmasına ve öfkelenmesine neden olabilir.
1. İlk olarak bu süreci normalleştirerek başlayabilirsiniz. Örneğin: “Anneciğim/Babacığım biliyorsun ki insanlar bazen çok iyi anlaşırken bazen anlaşamayabilir ve artık daha fazla anlaşamamaya başladıkları için birbirlerini üzmeye ve mutsuz etmeye başlayabilirler, senin hiç bazen anlaşamadığın ve arkadaşlığını bitirmek istediğin arkadaşların oluyor mu?”
2. Çocuğunuzdan evet cevabını alırsanız direnci daha az olabilir demektir ancak hayır cevabını alsanız bile ilerlemeye devam etmelisiniz. Tam bu aşamada önce sebeplerinden bahsediyor olacağız. Örneğin: “Ama bazen böyle şeyler olabiliyor. Bu anlaşmazlıklar bazen arkadaşlar, bazen anne babalar arasında da olabiliyor. Ben ve annen/baban, biz seni çok seviyoruz, aslında birbirimize de önem veriyoruz ancak artık anlaşamıyoruz ve çok üzülüyoruz. Böyle olunca ikimiz de çok mutsuz oluyoruz. Belki bir süredir sen de bunun farkında olabilirsin.”
3. Bu aşamadan kararımızı açıklıyoruz. Örneğin: “İşte bu yüzden biz artık ayrı yaşamaya karar verdik. Ayrı yaşayacağız ancak senin annen/baban olmaya her zaman devam edeceğiz ve seni hep çok seveceğiz. Senin için her zaman burada olmaya çalışacağız.”
4. Bu noktada çocukların verebileceği tepkiler oldukça çeşitli olabilir. Ancak bu tepkilerin çocuğun anormal bir duruma verdiği normal tepkiler olduğunu unutmamak gerekir.
Boşanma süreci anlaşmalı olsa bile sancılı bir kriz dönemidir. Biz yetişkinler kadar çocuklar da bu süreçte yoğun kaygı yaşayabilirler. Bu nedenle onlara karşı net, güven verici ve şefkatli yaklaşmamız önem arz etmektedir. Bu süreci daha az hasarla ve daha kolay atlatabilmek adına baş edemeyeceğinizi düşündüğünüz durumda profesyonel bir uzman / psikolog desteği almanız yararlı olabilir.