Çocuklarda Öfke Kontrolü: Ebeveyn Rehberi

İnsanlar, doğası gereği birtakım temel duygulara sahiptir. İnsanın doğuştan sahip olduğu en temel ve evrensel duygulardan biri de öfkedir. Öfke duygusu her ne kadar toplum içerisinde istenmeyen ve ‘kötü’ olarak atfedilen bir duygu olsa da aslında ‘iyi’ ve ‘kötü’ duygu ayrımının olmadığının altını çizmekle birlikte öfkenin doğru ifade edilmesi doğrultusunda son derece doğal ve sağlıklı bir duygu olduğunu hatırlatmak isteriz. Ancak öfke duygusu, düzenlenemeyen boyutlara ulaşırsa davranışlara yıkıcı ve saldırgan bir şekilde yansıyabileceği, son derece tahrip edici tepkilere ve kişilerarası ilişkileri ve iletişimi zorlayıcı bir faktöre dönüşebileceği de unutulmamalıdır. Kısacası öfke duygusu, temelde gerekli ve sağlıklı ancak düzenlemenin sağlanamadığı ve doğru dışa vurulmadığı takdirde sağlıksız form kazanabilen bir duygudur. 



ÇOCUKLARDA ÖFKE NEDEN OLUR?


Çocuklarda öfke problemi, çok sık rastladığımız ve fazla dikkat çeken bir konudur. "Çocuğum çok öfkeli", "Çocuğum sürekli öfkeleniyor" "Çocuğum çok sinirli", "Çocuğum çok bağırıyor", "Çocuğumu nasıl sakinleştiririm?", "Çocuğum neden bu kadar öfkeli?", "Çocuğumda öfke problemi var" durumları ve sorularıyla sıkça karşılaşıyoruz. Öfke duygusu, çocukların yaşamlarının ilk yıllarındaki yani bebeklik döneminden itibaren başlar. Çocuklarda da diğer herkeste olduğu gibi öfke duygusunun ortaya çıkabilmesi için çeşitli faktörlerin etkisine ihtiyaç vardır. Örneğin: henüz sözel iletişim kurma becerisini kazanamamış bir bebek, istek ve ihtiyaçlarını ifade edemediği ve dolayısıyla istediğini alamadığı için öfkelenebilir. Öfke, temelinde genel olarak güçlü sebepler barındıran bir duygudur. Çocuklardaki öfke probleminde, çocuğa doğrudan yöneltilen ya da dolaylı bir şekilde dış dünyadan gelen sözlerin ve davranışların tetikleyici unsurlar olduğu söylenebilir. Çocukların deneyimlediği duygular, aslında tıpkı biz yetişkinlerde de olduğu gibi çocuğun bu sözleri ve davranışları nasıl yorumladıkları ve ne anlam çıkarttıklarıyla ilişkilidir. Çocuklarda yoğun öfkeye neden olabilecek en büyük tetikleyiciler arasında yer aldığı söylenebilen durumlar:


· Fiziksel bazı uyaranlardan dolayı hissettikleri rahatsızlıklar

· Engellendiğini hissetme

· İstediğine ulaşabilme motivasyonu

· Haksızlığa uğrama hissi

· Hayal kırıklığı yaşama

· Verilen sözlerin tutulmaması

· İhanete uğramışlık hissi

· Anlaşıldığını hissetmeme

· Fiziksel şiddet

· Duygularını bastırmak zorunda kalma

· Travmatik deneyimler

· Yeteri kadar ilgi, sevgi ve şefkat görememe


Bu ve bunun gibi birçok faktör sonucu çocuklarda yoğun öfke duygusu ortaya çıkabilir. Peki bir çocukta öfke duygusu nasıl problem haline dönüşür? Çocuklar öfke duygusunu -diğer bütün duygularda olduğu gibi- hissetmeyi değil, ifade etmeyi ve dışa vurmayı öğrenirler. Bu öğrenme genellikle sosyal öğrenme şeklinde gerçekleşir; gözlem ve taklit etme. Çocuklar, oldukça başarılı taklitçilerdir. Çocuklarda öfkenin saldırganlık boyutuna gelmesinin en büyük nedenlerinden birinin de taklit etme olduğu söylenebilir. Eğer ebeveynler ve bakım verenler problem çözmek için çözüm yolu olarak etkili iletişim yöntemlerini kullanmayıp öfkeyi düzenlemeden ve saldırganlığa ulaşacak şekil boyutlarda dışa vururlarsa çocuk da aynısını taklit eder ve bu yöntemin işe yaradığını görürse bu saldırgan dışa vurumu sürdürebilir. Çocuk da yaşadığı problemleri çözmek için saldırganca davranışlara başvurabilir. 



ÖFKELİ ÇOCUKLARDA GÖRÜLEBİLEN DURUM VE DAVRANIŞLAR


Öfke, çocuklarda oldukça doğal bir duygudur. Ancak çocuk bu duyguyu nasıl ifade edeceğini ve nasıl düzenleyeceğini henüz öğrenmemişse, öfke davranışlara yansıyabilir. Çoğu zaman öfkenin altında anlaşılmama, haksızlığa uğrama, kıskançlık, engellenme ya da değersizlik hisleri olabilir. Özellikle çocuk ve ergenlik döneminde duygusal düzenleme becerisi gelişim aşamasında olduğu için tepkiler yetişkinlere göre daha yoğun ve ani olabilir. Önemli olan yalnızca görünen davranış değil, o davranışın arkasındaki ihtiyacı anlayabilmektir.

 

Öfkeli çocuklarda görülebilen durum ve davranışlar şunlardır:

·       Ani ve yoğun tepki verme (bağırma, çığlık atma, ağlama krizleri)

·       Eşyaları fırlatma, kapıyı çarpma, oyuncak kırma

·       Vurma, itme, ısırma gibi fiziksel saldırganlık davranışları

·       Kardeşe ya da akranlara zarar verme girişimi

·       Kurallara bilinçli şekilde karşı gelme

·       Sürekli itiraz etme ve tartışma çıkarma

·       Nazik olmayan kelimeler kullanma

·       İçe kapanma, küsme, iletişimi kesme

·       Okulda uyum problemleri yaşama

·       Fiziksel yakınmalar (karın ağrısı, baş ağrısı gibi stres kaynaklı şikâyetler)

 

Bu davranışlar zaman zaman görülebilir ve gelişimsel olarak normal sınırlar içinde olabilir. Ancak sıklığı, şiddeti artıyorsa, çocuğun sosyal ilişkilerini ve aile içi huzuru belirgin şekilde etkiliyorsa daha yakından değerlendirilmesi faydalı olabilir.


ÇOCUKLARDA ÖFKE PROBLEMİ İLE BAŞA ÇIKMANIN YOLLARI


Öfkenin düzenlenemediği noktalarda hem yetişkinlerde hem de çocuklarda yıkıcı etkileri olabilir. Bu yıkıcı etkiler dürtüselliğin yüksek olduğu çocukluk gibi kimlik gelişiminin oluşmaya başladığı dönemde, kendini daha güçlü ve etkili bir şekilde gösterebilir ve kişiliğin oluşumunda olumsuz etki yaratabilir. Öfkeli ve saldırgan tavırlar sergileyen çocuklar, aile ilişkileri ve sosyal ilişkiler gibi ilişkilerin yürütüldüğü yaşamın birçok alanında güçlüklerle karşılaşabilir ve bu güçlüklerle baş etmekte ciddi zorluklar yaşayabilirler. Bu nedenle çocuğun yaşadığı öfke duygusunun nedeninin anlaşılması ve çocuğun öfke duygusunun sonucu olarak getirdiği yıkıcı davranışları yerine sağlıklı davranış şekillerinin çocuğa yeniden kazandırılması bu güçlüklerin aşılması için büyük önem taşımaktadır. 


1-) Çocuğun öfke duygusunu kendinde fark etmesini sağlayın: Çocukların öfke duygusuna sebep olan durumla karşı karşıya kaldıklarında, öfkeleneceklerine işaret eden bedenlerinde bazı fizyolojik değişikliklerin ortaya çıktığı öğretilerek başlanabilir. Örneğin: yüzün kızarması, her yerimizi ateş basıyor hissi, ellerin yumruk şeklinde sıkılması, dişlerin sıkılması vb. Bu “bedensel değişikliklerin” tanınması ve fark edilmesi öfkenin düzenlenmesi için oldukça önemlidir. Sonuç olarak tanımlayamadığımız duygumuzu ifade de edemeyiz öyle değil mi? 


2-) Çocuğunuzun duygularını anladığınızı ona gösterin: Çocuk kendi duygusunu tanımlayabildikten sonra anlaşılmayı bekleyecektir. Çocuğun anlaşıldığını hissetmesi çocuğun öfke duygusunun şiddetini azaltmaya yardımcı olabilir. Örneğin: “Parkta daha fazla oynamak istiyordun ancak zamanımız olmadığı için eve dönmek zorunda kaldık ve bu durum seni çok öfkelendirdi.” veya“Demek bana vurmak isteyecek kadar öfkeli hissediyorsun” 


3-) Çocuğun öfke duygusunu sağlıksız dışa vurma şeklini yeniden yapılandırın: Çocuklar istediklerini almak için sınırları zorlamaya oldukça müsaitlerdir. Bu nedenle yıkıcı davranış tekrarlarına sıkça düşebilirler. Tam olarak bu noktada çocuğun sergilediği davranışa anında müdahale etmek büyük önem taşımaktadır. Örneğin: “Bana vurmak isteyecek kadar öfkeli olmanı anlıyorum ama eller vurmak için değil. Bana vurmak yerine başka ne yapabilirsin?” veya Çok öfkelendiğini görebiliyorum. Sakinleşmek için zamana ihtiyacın var gibi duruyor, dilersen sonrasında konuşabiliriz.” Çocuğun yıkıcı herhangi bir davranışına karşı ne olursa olsun yıkıcı tepkiler vermemeliyiz. Aksi takdirde çocuk sosyal öğrenmeyi bu şekilde sürdürür ve yıkıcı davranışları pekişmiş olur. 


4-) Baş edemediğiniz noktada uzman desteği alın: Çocuklarda öfke davranışını ele alırken kullanılan destek yaklaşımları çocuğun yaşına ve ihtiyacına göre farklılık gösterebilir. Bu yaklaşımlar, çocukların duygu düzenleme ve problem çözme becerilerini geliştirmede sıkça kullanılan yöntemlerdir. Eğer çocuğunuzun öfke davranışları günlük yaşamı belirgin şekilde etkilemeye başladıysa ve süreci yönetmekte zorlanıyorsanız bir psikologdan ya da psikolojik danışmandan destek almak hem çocuğunuz hem de aile içi denge açısından süreci kolaylaştırabilir.



 İlgili Hizmetler


Haziran Psikoloji Olarak Nasıl Destek Oluyoruz?


“Çocuğum çok öfkeli” diyen birçok ebeveyn aslında yalnızca davranışı değil, ev içindeki gerginliği ve çaresizlik hissini de anlatır. Öfke çoğu zaman görünen kısımdır; altında anlaşılmama, yetersizlik, kıyaslanma, akademik zorlanma ya da kardeş ilişkileri gibi farklı etkenler olabilir.


Çocuk/Ergen Danışmanlığı: Çocuk ve ergen danışmanlığı sürecinde öfke, yalnızca sorunlu bir davranış olarak değil; altında yatan duyguların ve ihtiyaçların bir yansıması olarak ele alınır. Öncelikle öfkenin hangi durumlarda ortaya çıktığı, hangi tetikleyicilerle arttığı ve çocuğun bu anlarda ne hissettiği değerlendirilir. Yaşa uygun yöntemlerle çocuğun duygularını tanıması, ifade etmesi ve öfke anında kendini düzenleyebilmesi desteklenir. Amaç, davranışı baskılamak değil; çocuğun daha sağlıklı baş etme ve problem çözme becerileri geliştirmesine yardımcı olmaktır.


Aile Danışmanlığı: Çocuğun öfke davranışları çoğu zaman aile içi iletişim ve sınırlarla da ilişkilidir. Aile danışmanlığı sürecinde ebeveyn tutumları, sınır koyma biçimleri ve ev içi etkileşim değerlendirilir. Öfke anlarında nasıl müdahale edileceği, tutarlı ve sakin bir otoritenin nasıl kurulacağı ve çatışmaların nasıl daha sağlıklı yönetilebileceği üzerinde çalışılır. Gerektiğinde çocuk ve aile süreci birlikte ele alınarak daha dengeli ve sürdürülebilir bir değişim hedeflenir.



İlgili Makale: Çocuğum Psikoloğa Gitmek İstemiyor | Ne Yapmalıyım?

İlgili Makale: Çocuklarda Sosyal Beceri Gelişimi: Pedagog Önerileri



SIKÇA SORULAN SORULAR (SSS)


1) Çocuğum çok çabuk öfkeleniyor, bu normal mi?

Özellikle okul öncesi ve ilkokul döneminde ani ve yoğun tepkiler görülebilir. Ancak sıklığı ve şiddeti günlük yaşamı etkiliyorsa değerlendirilmesi faydalı olabilir.

 

2) Öfke nöbeti sırasında nasıl davranmalıyım?

Öncelikle sakin kalmaya çalışmak önemlidir. O an uzun açıklamalar yapmak yerine güvenli bir şekilde duygunun yatışmasını beklemek daha etkilidir.

 

3) Bağırmak işe yarar mı?

Kısa vadede çocuğu durduruyor gibi görünse de uzun vadede öfkeyi artırabilir. Çocuk, duygusunu düzenlemeyi değil, baskıdan kaçınmayı öğrenir.

 

4) Çocuğum kardeşine vuruyor, ne yapmalıyım?

Davranışı net bir şekilde durdurmak gerekir; ancak yalnızca cezaya odaklanmak yeterli olmaz. Vurmanın altında yatan duyguyu anlamak önemlidir.

 

5) Öfke özgüven eksikliğinden kaynaklanır mı?

Bazı durumlarda değersizlik ya da yetersizlik hissi öfke olarak dışa vurulabilir. Ancak her öfke özgüven problemi anlamına gelmez; tetikleyicileri değerlendirmek gerekir.

 

6) Çocuğun öfkelendiğinde vurması normal midir?

Özellikle küçük yaşlarda çocuklar öfkelerini sözel olarak ifade edemedikleri için vurma davranışı gösterebilir. Ancak bu davranışın normal kabul edilip görmezden gelinmesi doğru değildir; sınır konulmalı ve altında yatan duygu ele alınmalıdır. Vurma davranışı sıklaşıyor ya da şiddetleniyorsa değerlendirilmesi faydalı olabilir.


7) Ne zaman bir uzmana başvurmalıyız?

Öfke davranışları yoğunlaşıyor, fiziksel zarar verme artıyor ya da aile içi huzur belirgin şekilde etkileniyorsa destek almak faydalı olabilir. Erken müdahale süreci daha sağlıklı yönetmeye yardımcı olur.

Son Yazılarımız

Son Yazılarımız

Psikoloji alanındaki en son yazılarımızı inceleyin.

Psikoloji alanındaki en son yazılarımızı inceleyin.

Çocuğum Hiperaktif mi? İzmir Psikolog
Çocuğum Hiperaktif mi? İzmir Psikolog

İzmir’de çocuk ve ergen danışmanlığı alanında sık karşılaşılan sorulardan biri olan hiperaktivite konusunu ele aldık.

Çocuğum Psikoloğa Gitmek İstemiyor
Çocuğum Psikoloğa Gitmek İstemiyor

Çocuğum psikoloğa gitmek istemiyor, ne yapmalıyım? Zorlamadan yaklaşım, doğru iletişim ve ebeveynler için uzman önerileri bu yazıda.

Ergen danışmanlığı sürecinde duygusal regülasyon ve sağlıklı dijital sınırlar
Ergen danışmanlığı sürecinde duygusal regülasyon ve sağlıklı dijital sınırlar

Ergenlerde sosyal medya kullanımı ne zaman risklidir? Hangi belirtiler destek gerektirir? Aileler için ergen psikoloğu rehberi

Çocuğum Hiperaktif mi? İzmir Psikolog

İzmir’de çocuk ve ergen danışmanlığı alanında sık karşılaşılan sorulardan biri olan hiperaktivite konusunu ele aldık.

Çocuğum Psikoloğa Gitmek İstemiyor

Çocuğum psikoloğa gitmek istemiyor, ne yapmalıyım? Zorlamadan yaklaşım, doğru iletişim ve ebeveynler için uzman önerileri bu yazıda.