Duygusal Farkındalık: Duyguları Tanıma Rehberi

Duygusal Körlük (Aleksitimi) Nedir?

Duygusal Körlük (Aleksitimi), duyguların tanımlanması ve ifade edilmesi konusundaki yetersizlik ile karakterize edilen bir durumdur. Duygusal Körlük (Aleksitimi) yaşayan bireyler duygularını tanıma, ayırt etme ve ifade etme durumlarında oldukça güçlük çekerler. Teknolojinin gelişmesi ve sosyal temasın azalması doğrultusunda sosyal uyaran eksikliğine bağlı birçok bireyde rastlanan ancak göz ardı edilen veya gözden kaçan Duygusal Körlük olarak ifade edilen Aleksitimi, ergenlikte başlayan ve müdahale edilmezse ömür boyu devam edebilecek, hayatımızı ve ilişkilerimizi oldukça olumsuz etkileyebilecek bir durumdur. 


Duygusal Körlük (Aleksitimi) Belirtileri Nelerdir?

Duygusal Körlük (Aleksitimi) yaşayan bireyler, duyguları tanımlamada veya ayırt etmekte, karşı tarafı anlamak yani empati kurmakta zorluk yaşarlar. Duygusal Körlük (Aleksitimi) yaşayan bireyler, duygularıyla ilgili açıklayıcı ve net ifadeler kullanmaktan kaçınırlar. Örneğin; “nasılsın?” sorusuna basitçe “iyi” veya “kötü” gibi kısa ifadeler kullanarak yanıt verebilirler. Bu sebeple duygularını anlamlandıramayan ve ifade edemeyen kişiler ruhsal ve fiziksel olarak zorlanmalar yaşayabilmektedir. Bunu ateşin üzerinde ağzı kapalı bir şekilde duran tencereye benzetebiliriz. Isı tencerenin içindeki havayı genleştirerek basıncı arttırarak tencerenin kapağının fırlamasına ya da  tencerenin patlamasına sebep olacaktır. Duygusal körlük yaşayan bireylerde durum bu şekilde olmaktadır. Kişi yaşadığı hisleri tanımlayıp ifade edememektedir ve o hislerin yarattığı zihinsel basınç fiziksel ya da davranışsal belirtiler olarak ortaya çıkmaktadır. Bu belirtiler:

  • Baş, omuz, boyun, sırt, karın gibi fizyolojik ağrılar (psikosomatizasyon)

  • Kronik mide bulantıları veya kusma

  • Empati eksikliği veya yoksunluğu

  • Ne hissettiğini tanımlayamama (içimde bir sıkıntı var ama ne olduğunu bilmiyorum) 

  • Sosyal çevrede “bencil” olarak tanımlanabilecek davranışlar sergileme

  • Duygu ve düşünce ayrımı yapmakta güçlük çekme 

  • Kolay kolay ağlayamama

  • Boşluk hissi 

  • İfadesizlik 

  • Olaylara nasıl tepkiler vereceği konusunda kararsız kalma ve bilememe

  • Başlarına gelen olaylarda dış etkenleri suçlama eğilimi 

  • Aile, sosyal ve romantik ilişkilerde aksama ve çatışma hali


Duygusal Körlük (Aleksitimi) Nedenleri Nelerdir?

Kişilerin, kendi duygularını tanımlamada, ifade etmesinde ve karşı tarafla empati kurma yetisinde yaşanan zorluk anlamına gelen Duygusal Körlük (Aleksitimi) probleminin ortaya çıkmasında birçok nedenden söz edilebilir.

  • Erken çocukluk yıllarında yaşanmış ihmal 

  • Erken yıllarda deneyimlenmiş zorlayıcı yaşantılar

  • Bakımveren kişilerle kurulan güvensiz bağlanma

  • Erken çocukluk yıllarında sosyal uyarandan ve sosyal ilişkiden yoksun kalmak

  • Aile bireylerinde Duygusal Körlük (Aleksitimi) özellikleri görülmesi

  • Erken çocukluktan beri yetiştirilen ortamdaki iletişimsizlik ve sosyal öğrenme

  • Dijital bağımlılıklara sahip olmak (Yalçın, 2021; Topçu ve Seçil, 2017; Arcan ve Yüce, 2016)


Duygusal Körlük (Aleksitimi) durumuna öncülük eden bir diğer faktörlerde biri de gelişen teknoloji ile beraber artış gösteren dijital bağımlılıklardır.  Çağımızdaki sosyal temas ve uyaran eksikliğinden kaynaklı ilişkilerin genel olarak dijital bağlamda kurulması ve temasın dijital ortamlarda kurulması ile Duygusal Körlük (Aleksitimi) durumu arasında ilişki olduğu tespit edilmiştir.  


Duygusal Körlük (Aleksitimi) Neden Önemlidir?

İnsanlar sosyal varlıklardır. Dolayısıyla sosyal etkileşimde bulunmaya ve ilişki kurmaya ihtiyaç duyarlar. Bu ilişkileri kurarken duygularını ve düşüncelerini ifade etmeye, anlaşılmaya ihtiyaç duyarlar. Duygu ve düşüncelerin doğru ifade edilmesi, sağlıklı iletişim kurabilmenin ve anlaşılmanın ilk adımıdır. Kişilerin ilişkiyi sürdürebilmeleri açısından önemli bir diğer faktör anlamaktır.  Bu noktada duygu ve düşünceleri doğru ifade etmenin ve karşımızdaki kişiyi anlamanın ortaya çıkabilecek çatışmalardaki olası yanlış anlaşılmaları  azaltıcı etkisi mevcuttur. 

Duygusal Körlük (Aleksitimi) yaşayan bireyler sosyal ilişkilerinde ilişki dengesini kurmakta zorlanırlar. Öncelikle kendi duygularını tanımlamakta ve anlamakta zorluk yaşayan Aleksitimi (Duygusal Körlük)’ye sahip diğer yandan karşısındaki kişiyle empati kurmakta dolayısıyla karşı tarafı anlamakta da oldukça zorlanırlar. Ayrıca Duygusal Körlük (Aleksitimi) yaşayan bireyler çatışmalardan ve ilişkilerinde ortaya çıkan sorunlardan uzak durmaya çalışmaktadırlar. Kendi benliklerini anlamada ve tanımada zorluk yaşadıkları için sorunlarla karşılaşmak ve yüzleşmek onlar için oldukça zordur. Duygusal Körlük (Aleksitimi) yaşayan bireylerde fade edilemeyen ve tanımlanamayan duygular baş ağrısı, omuz ağrısı, boyun ağrısı ve sırt ağrıları gibi fiziksel semptomlara neden olabilir. Bu fiziksel semptomlar, ileri ve kronik hastalıklara dönüşebilir. Duygusal Körlük (Aleksitimi) yaşayan bireylerin yaşadığı zorluklar onların iş, arkadaşlık, romantik ve aile ilişkilerinde birçok sorunla karşılaşmalarına, kişinin sosyal yaşamdaki işlevselliğinin bozulmasına neden olabilir. Bu bozulmalar kişide depresyon, kaygı bozuklukları, obsesif kompulsif bozukluk gibi başka psikolojik problemlerin ortaya çıkmasına yol açabilir. 


Duygusal Körlük (Aleksitimi) ile Nasıl Baş Edilir?

Duygusal Körlük (Aleksitimi) sonucu ortaya çıkan kişilerin duygularını tanımlayabilme, doğru şekilde ifade edebilme ve empati kurabilme yetersizliğini geliştirmeye yönelik psikoeğitimler ve duygu odaklı psikoterapi yöntemleri mevcuttur. Bu psikoeğitimler ve psikoterapi süreci içerisinde kişiler duyguların önemini kavrar, duygularıyla en baştan tanışır, duygularını fark eder ve ifade edilmesi üzerine çalışmalar yapılır. Dolayısıyla bu süreçte kişinin empati kurma ve duyguları fark etme becerisi de geliştirilmiş olur. Duygusal Körlük (Aleksitimi) durumunun beraberinde getirdiği sorunlarla baş etmek ve psikoeğitimlerden yararlanmak için bir psikolog/uzman eşliğinde profesyonel bir destek sürecinden geçmek oldukça yarar sağlayabilir. 

Son Yazılarımız

Son Yazılarımız

Psikoloji alanındaki en son yazılarımızı inceleyin.

Psikoloji alanındaki en son yazılarımızı inceleyin.

Online Terapi ve Yüz Yüze Terapi: Size hangisinin daha uygun olduğuna kara verebilmeniz için avantajların ve dezavantajların listelendiği bu yazımızı okuyabilirsiniz.

Ergenlerde Teknoloji Bağımlılığı
Ergenlerde Teknoloji Bağımlılığı

Ergenlerde teknoloji bağımlılığına karşı aileler ne yapmalı? Belirtiler, nedenler ve etkili çözüm önerileriyle ebeveynler için rehber niteliğinde bir makale.

Terapi Süreci: İlk Görüşmeden İyileşmeye Giden Yol
Terapi Süreci: İlk Görüşmeden İyileşmeye Giden Yol

Terapi sürecinde neler yaşanır? İlk görüşmeden son seansa kadar terapi deneyimini ve size sağlayacağı faydaları keşfedin.

Online Terapi ve Yüz Yüze Terapi: Size hangisinin daha uygun olduğuna kara verebilmeniz için avantajların ve dezavantajların listelendiği bu yazımızı okuyabilirsiniz.

Ergenlerde Teknoloji Bağımlılığı

Ergenlerde teknoloji bağımlılığına karşı aileler ne yapmalı? Belirtiler, nedenler ve etkili çözüm önerileriyle ebeveynler için rehber niteliğinde bir makale.

Şimdi Bize Ulaşın.

Duygusal sağlık yolculuğunuza izmir psikolog ekibimizle başlayın.

İzmir Psikolog, Karşıyaka Psikolog ve Bostanlı Psikolog ekibimiz ile hizmet sunuyoruz.

Sitede yazılan tüm makale içerikleri bilgilendirme amaçlı olup tavsiye ya da tedavi önerisi niteliğinde değildir. Tanı ve tedavi için hekime başvurunuz.

© 2025 Haziran Psikoloji. Tüm Hakları Saklıdır.

Şimdi Bize Ulaşın.

Duygusal sağlık yolculuğunuza izmir psikolog ekibimizle başlayın.

İzmir Psikolog, Karşıyaka Psikolog ve Bostanlı Psikolog ekibimiz ile hizmet sunuyoruz.

Sitede yazılan tüm makale içerikleri bilgilendirme amaçlı olup tavsiye ya da tedavi önerisi niteliğinde değildir. Tanı ve tedavi için hekime başvurunuz.

© 2025 Haziran Psikoloji. Tüm Hakları Saklıdır.

Şimdi Bize Ulaşın.

Duygusal sağlık yolculuğunuza izmir psikolog ekibimizle başlayın.

İzmir Psikolog, Karşıyaka Psikolog ve Bostanlı Psikolog ekibimiz ile hizmet sunuyoruz.

Sitede yazılan tüm makale içerikleri bilgilendirme amaçlı olup tavsiye ya da tedavi önerisi niteliğinde değildir. Tanı ve tedavi için hekime başvurunuz.

© 2025 Haziran Psikoloji. Tüm Hakları Saklıdır.