
Kaygı Bozukluğu: Belirtiler ve Başa Çıkma
Kaygı bozukluğunun belirtileri ve etkili başa çıkma yöntemleri. Günlük yaşam için pratik öneriler ve teknikler.
22 Ocak 2022
Anksiyete(Kaygı) Nedir?
Kaygı, sözel olarak tanımlamakta zorlandığımız ama vücudumuzun verdiği tepkilerle daha belirgin ifade edilebilen korku ve endişe hissidir. Anksiyete kişiden kişiye birçok farklı klinik belirti göstermesine karşın, bazı bedensel belirtiler karakteristiktir. Huzursuzluk, terleme, mide bulantısı, kalp çarpıntısı, titreme, nefesin daralması, sürekli derin nefes alma gereksinimi duyma, huzursuzluk gibi belirtiler anksiyete yaşayan bireylerde sık görülen belirtiler arasındadır. Bir süredir devam eden kaygı kişide psikosomatik belirtilerin de görülmesine sebep olabilir. Sırt ağrıları, kas ağrıları, karın ağrısı baş ağrıları gibi.
Anksiyete Bozukluğu Nedir?
Kaygı bozukluğu bir çatı kavramdır. Kaygı bozukluğu başlığı altında yaş gruplarına göre birçok farklı kaygı bozukluğu alt başlığı yer almaktadır. Örneğin çocuklarda, ayrılma anksiyetesi, yetişkin ve yaşlılarda yaygın anksiyete(evhamlılık), panik bozukluk, sosyal fobi, agorafobi vb. gibi farklı alt başlıklarla kaygı bozuklukları yer alabilir. Daha sonraki makalelerde bu bozukluklar tek tek ele alınacaktır. Anksiyeteyi bir bozukluk ya da anormal bir durum olarak ele almak için kişinin durumunun detaylı değerlendirmesi yapılması gerekir. Anksiyete bazı durumlarda vücudun normal tepkisidir. Örneğin; okula yeni başlayan bir çocuğun içinde bulunduğu belirsizlik durumuna yönelik duyduğu anksiyete normaldir, bir başka örnekte; bir firmada işe yeni başlamış bir bireyi düşünürsek yine bu kişinin de yaşadığı anksiyete belirtileri (ilk hafta uyuyamama, iştahsızlık, huzursuzluk) bir aşamaya kadar normal karşılanabilir. Bazı dönemlerde bireyler bir değişim ve bu değişime uyum sürecinde olabilir ya da bir kayıp yaşamış bu kaybı kabullenmeye çalışıyor olabilir, bu gibi dönemlerde yaşanan anksiyete normal anksiyetedir ve bir bozukluk değildir. Normal olarak adlandırılan bu anksiyete de bireyi yormakta ancak seyri ve şiddeti bakımından durumun ortadan kalkması ile doğru orantılı bir şekilde azalmakta ve genellikle tamamen ortadan kalkmaktadır. Patolojik(bozukluk) olan anksiyetede ise durum biraz daha farklıdır. Ortada bir bir kaygı yaratacak durum ya da olay olmamasına karşın kaygı devam etmektedir ve vücudun verdiği tepkiler olaylardan bağımsızdır.
Kaygı Bozukluğu Terapisi nedir?
Kaygı bozukluğunun terapisinde kullanılan en etkili ve kısa sürede belirgin iyi oluş sağlayan yöntem bilişsel davranışçı terapilerdir. Bilişsel davranışçı terapide amaç genel olarak kişinin anksiyete yaşamasına sebep olarak düşünceleri zayıflatmak ve gerekiyorsa alternatif düşünme yollarını güçlendirmek amaçlanır. Bu düşünce yollarını güçlendirmek için davranış değişikliğini hedefleyen ödevler verilebilir. Bilişsel davranışçı terapiler çatısı altında yer alan kabul ve kararlılık terapisinde ise anksiyete, bizim için mutluluk gibi hissettiğimiz ve bize ait olan bir duygudur bakış açısı hakimdir. Size ait olan o duygudan ne kadar kaçarsanız o da sizi aynı hızla takip edecektir bu yüzden kaygıyı kabul etmek ve kaygı varken bile önem verdiğimiz alanlarda hayatımıza devam edebilmek amaçlanır. Temelde kötü duygular yok olmayacaktır, önemli olan onlar varken de hayata devam edebilmeyi öğrenmektir düşüncesi yer alır. Bunlara ek olarak gestalt ve psikodinamik terapiler gibi terapi yöntemleri de anksiyete tedavisinde sıklıkla kullanılmakla birlikte günümüz koşullarında kısa sürede iyi hissetmeye başlamak bizler için pek kullanışlı bulunmamaktadır. Ancak nüksün önlenmesi tekrarlamaması adına bilişsel davranışçı yöntemlerin yanında akılda bulundurulması gereken yöntemlerdir. Son olarak bazı durumlarda ilaç tedavisi gerekebilmektedir. Bu tarz durumlarda uzmanınız sizi psikiyatri hekimlerine yönlendirecektir. Hekimler dışındaki kişilerin önerisiyle ilaç kullanmayınız.