Çocuğum Psikoloğa Gitmek İstemiyor

Çocuklar Neden Psikoloğa Gitmek İstemez?


Birçok ebeveyn için tanıdık bir sahnedir: “Sadece konuşacağız” denmesine rağmen çocuğun yüzü düşer, konuyu kapatmak ister ya da net bir şekilde gitmek istemediğini söyler. Bu durum çoğu zaman ebeveynleri kaygılandırır; oysa çocukların böyle bir tepki vermesi her zaman beklenmedik ya da sıra dışı değildir. Çocukların psikoloğa gitmek istememesinin altında, yaşlarına, deneyimlerine ve algılama biçimlerine göre değişebilen pek çok neden olabilir.


·       Korku ve Belirsizlik: Çocuklar için “psikolog” kelimesi çoğu zaman neyle karşılaşacaklarını bilmedikleri bir durumu temsil eder. Orada ne konuşulacağı, kendisinden ne bekleneceği ya da ailesine neler söyleneceği çocuk için belirsizdir. Bu belirsizlik, özellikle kontrol ihtiyacı yüksek ya da yeni durumlara alışmakta zorlanan çocuklarda kaygı yaratabilir. Bilinmeyen bir yere gitmek, tanımadığı bir yetişkinle konuşmak çocuk için ürkütücü gelebilir.

 

·       “Bende bir sorun mu var?” Düşüncesi: Bazı çocuklar psikoloğa gitmenin, “problemli” ya da “kusurlu” olmakla ilgili olduğunu düşünebilir. Çevresinden duydukları ya da medyada gördükleri anlatımlar, bu algıyı güçlendirebilir. Bu durumda çocuk, psikoloğa gitmeyi kendisiyle ilgili olumsuz bir anlamla eşleştirir ve doğal olarak bundan kaçınmak isteyebilir.

 

·       Utanma ve Etiketlenme Kaygısı: Özellikle okul çağındaki çocuklar ve ergenler için başkalarının ne düşüneceği çok önemlidir. “Arkadaşlarım öğrenirse ne der?” ya da “Benimle dalga geçerler mi?” gibi düşünceler devreye girebilir. Psikoloğa gitmenin başkaları tarafından farklı ya da garip görülmesinden endişe eden çocuk, bu sürece karşı direnç gösterebilir.

 

·       Ailedeki Tutum ve Dil: Çocuğun psikoloğa bakışı, çoğu zaman ailede kullanılan dil ve yaklaşımla şekillenir. “Artık seninle baş edemiyoruz”, “Birine anlat da aklın başına gelsin” gibi ifadeler, çocuğun kendini suçlu ya da sorunlu hissetmesine yol açabilir. Bu da psikoloğa gitmeyi destekleyici değil, kaçınılması gereken bir durum gibi yani bir ceza gibi algılamasına neden olabilir.

 

·       Daha Önceki Olumsuz Deneyimler: Çocuğun daha önce deneyimlediği ve kendisini rahat hissetmediği bir görüşme, yetişkinlerle kurduğu zorlayıcı bir konuşma ya da istemediği halde zorlandığı bir ortam, yeni bir psikolog fikrine karşı mesafeli olmasına neden olabilir. Bu deneyimler bazen doğrudan psikologla ilgili olmasa bile, benzer bir durumla karşılaşma korkusunu tetikleyebilir ve çocuk bu durumu genelleyebilir.

 


Psikoloğa Gitmek “Bir Sorun Olduğu” Anlamına mı Gelir?


Ebeveynlerin aklında sıkça benzer bir soru oluşur: Psikoloğa gitmek, mutlaka ciddi bir problem olduğu anlamına mı gelir? Çoğu zaman bu düşünce, çocuğunu korumak isteyen ebeveynin doğal kaygısından beslenir. Ancak psikoloğa gitmeyi yalnızca “işler yolunda gitmediğinde” akla gelen bir seçenek olarak görmek, bu sürece yüklenen anlamı ağırlaştırabilir. Psikolojik destekle ilgili toplumda yerleşmiş bazı inanışlar, gerçekte bu desteğin ne anlama geldiğini tam olarak yansıtmayabilir.



Psikolojik destek ne değildir?


Psikolojik destek, yalnızca “işler çok kötüye gittiğinde” başvurulan bir yol değildir. Birinin yanlış yaptığı, yetersiz olduğu ya da mutlaka düzeltilmesi gereken bir durum olduğu anlamına gelmeyebilir. Çoğu zaman bu destek, çocuğun yaşadıklarını daha iyi anlamasına, duygularını ifade edebilmesine ve kendini güvende hissetmesine alan açar. Amaç bir eksik aramak değil; çocuğun mevcut kaynaklarını fark etmesine ve baş etme becerisini güçlendirmesine yardımcı olmaktır.



Psikoloğa “Sadece çok ciddi durumlar için” mi gidilir?


Yaygın inanışlardan biri de psikoloğa gitmenin yalnızca “uç” ya da çok ağır durumlarda gerekli olduğudur. Bu bakış açısı, günlük yaşamda yaşanan zorlanmaların göz ardı edilmesine neden olabilir. Oysa çocuklar büyürken pek çok değişimle karşılaşır: okul değişikliği, kardeş doğumu, ergenlik dönemi, aile içindeki düzenin değişmesi… Bu geçiş dönemlerinde destek almak, çocuğun yaşadıklarını daha sağlıklı bir şekilde anlamlandırmasına katkı sağlayabilir. Her destek ihtiyacı, büyük ve sarsıcı bir neden gerektirmeyebilir.



Gelişimsel destek bakış açısı


Psikoloğa gitmek, çoğu zaman gelişimin doğal bir parçası olarak da değerlendirilebilir. Nasıl ki çocukların akademik, sosyal ya da sportif alanlarda desteklenmesi olağan kabul ediliyorsa; duygusal ve düşünsel gelişimlerinin desteklenmesi de benzer bir çerçevede ele alınabilir. Bu bakış açısında psikolog, yalnızca “bir sorun olduğunda gidilen kişi” değil; çocuğun sosyal ve duygusal gelişimine eşlik eden bir uzmandır.


Kısacası psikoloğa gitmek, otomatik olarak “bir sorun var” anlamına gelmez. Çoğu zaman bu adım, çocuğu daha iyi anlamaya çalışma isteğinin bir yansımasıdır. Bu farkındalık, hem ebeveynlerin hem de çocukların sürece daha sakin ve açık bir bakışla yaklaşmasını kolaylaştırır.

 


Psikoloğa Gitmeyi Reddeden Çocuklarda Sık Görülen İşaretler


  • İçe kapanma: Çocuk eskisine göre daha az konuşabilir, kendini geri çekebilir ve yaşadıklarını paylaşmaktan kaçınabilir.

  • Öfke ve ani tepkiler: Psikoloğa gitme konusu açıldığında ya da benzer durumlarda ani sinirlenmeler, sert itirazlar ve yoğun duygusal tepkiler görülebilir.

  • Okul sorunları: Okula gitmek istememe, derslere ilgide azalma, öğretmen geri bildirimlerinde değişim veya akademik performansta düşüş fark edilebilir.

  • Bedensel şikâyetler: Karın ağrısı, baş ağrısı veya mide bulantısı gibi, nedeni net olmayan ve tekrarlayan fiziksel yakınmalar ortaya çıkabilir.

  • Uyku ve yeme değişiklikleri: Uykuya dalmakta zorlanma, sık uyanma, iştah artışı ya da azalışı gibi günlük düzeni etkileyen değişimler gözlenebilir.

Bu işaretler tek başına kesin bir anlam taşımaz; ancak birlikte ve süreklilik gösterdiğinde çocuğun iç dünyasında bir zorlanma olabileceğine dair ipuçları sunabilir.

 

İlgili Makale: Oyun Terapisi: Çocuğunuzun Duygusal Gelişiminde Altın Anahtar


İlgili Makale: Çocuğum Okula Gitmek İstemiyor: Nedenleri ve Çözüm Önerileri

 


Psikoloğa Gitmeye Nasıl Alıştırılır?


Psikoloğa gitme fikri bazı çocuklar için bir anda kabul edilmesi zor bir durum olabilir. Bu noktada amaç, çocuğu zorlamak değil; süreci onun için daha tanıdık ve güvenli hale getirmektir. Küçük ve anlaşılır adımlar, çocuğun kaygısını azaltmada önemli rol oynayabilir.


  • Küçük adımlar: Süreci tek bir hedefe odaklamak yerine adım adım ilerlemek önemlidir. Önce binaya gitmek, sonra odayı görmek, bir sonraki adımda kısa bir görüşme yapmak gibi aşamalı bir yaklaşım benimsenebilir. Çocuğun hazır olduğu kadar ilerlemek, sürecin daha sağlıklı ilerlemesini destekler.

  • Denemeyi teklif etmek: Çocuğa psikoloğa gitmenin kesin ve uzun bir süreç olmadığı, isterse sadece bir kez deneyebileceği anlatılabilir. Bu yaklaşım, çocuğun üzerinde hissettiği baskıyı azaltır ve kontrol duygusunu korumasına yardımcı olur. “Beğenmezsen devam etmek zorunda değilsin” gibi bir ifade, çocuğun süreci daha güvenli ve yönetilebilir görmesini sağlayabilir.

  • İlk görüşmeyi “tanıma görüşmesi” olarak sunmak: İlk görüşmeyi “sorular sorulacak” ya da “bir şeyler anlatman gerekecek” şeklinde değil, karşılıklı tanışma olarak anlatmak çocuğu rahatlatabilir. “Birbirinizi tanıyacaksınız” gibi sade bir ifade, çocuğun zihninde daha güvenli bir çerçeve oluşturabilir.

  • Aile ile başlamak: Bazı çocuklar için sürece anne ya da babayla birlikte başlamak daha rahatlatıcı olabilir. Çocuğun yalnız bırakılmadığını hissetmesi, ortamı daha güvenli algılamasına yardımcı olur. Bu yaklaşım, özellikle çekingen ya da yeni ortamlara alışmakta zorlanan çocuklarda işe yarayabilir.


Bu adımların her çocukta aynı hızda işlemesi beklenmeyebilir. Önemli olan, çocuğun tepkilerini dikkate almak ve süreci onun temposuna göre şekillendirmektir. Böylece psikoloğa gitme fikri, zorlayıcı bir durum olmaktan çıkıp daha anlaşılır ve kabul edilebilir hale gelebilir.

 


Çocuğunuzla Bu Konuyu Nasıl Konuşmalısınız?


Psikoloğa gitme konusunun nasıl açıldığı, çocuğun bu fikre yaklaşımını doğrudan etkiler. Aynı mesaj, kullanılan dile göre ya güven verici olabilir ya da kaygıyı artırabilir. Günlük hayattan küçük örnekler, çocuğunuzun ne demek istediğinizi daha kolay anlamasına yardımcı olabilir.


  • Konuyu bir emir ya da son karar gibi sunmak yerine, sohbetin bir parçası haline getirmek daha etkili olabilir. Örneğin “Yarın psikoloğa gidiyoruz, hazır ol” demek yerine, “Son zamanlarda bazı şeyler seni zorlamış gibi geliyor, istersen bunu birlikte konuşabileceğin biri var” demek çocuğun kendini daha güvende hissetmesini sağlayabilir.

  • Çocuğu endişelendirecek ya da tehdit altında hissettirecek sözler, süreci zorlaştırabilir. “Böyle davranmaya devam edersen seni psikoloğa götürmem gerekecek” ifadesi yerine, “Bazen bizi zorlayan olaylar yaşayabiliyoruz, bunu uzman biriyle paylaşmak rahatlatıcı olabilir” gibi bir dil kullanılabilir.

  • Küçük bir çocuk için “Orada seninle oyun oynayan ve seni dinleyen bir yetişkin olacak” demek yeterli olabilirken, daha büyük bir çocuk için “Aklına takılanları rahatça anlatabileceğin, seni yargılamadan dinleyen biriyle görüşeceksin” şeklinde bir açıklama daha anlamlı olabilir. Çocuğun yaşına göre ayrıntı düzeyini ayarlamak, kafa karışıklığını azaltabilir.

  • Çocuğa bu sürecin tek başına yürütülecek bir şey olmadığı hissettirilmelidir. “Görüşmeden sonra nasıl hissettiğini bana anlatabilirsin” ya da “Hoşuna gitmezse birlikte başka bir yol düşünebiliriz” gibi ifadeler, çocuğun kendini desteklenmiş hissetmesine yardımcı olabilir.


Bu tür somut ve günlük dile yakın örnekler, psikoloğa gitme konusunun çocuğun gözünde daha anlaşılır ve daha az kaygı verici hale gelmesini sağlayabilir.

 


Psikoloğa Gitmek İstemeyen Çocuğu Zorlamak mı Beklemek mi Gerekir?


Psikoloğa gitmek istemeyen bir çocuk söz konusu olduğunda ebeveynlerin en çok zorlandığı noktalardan biri de budur. Bir yandan çocuğun sınırlarına saygı duymak isterken, diğer yandan “beklersek geç mi kalırız?” kaygısı ortaya çıkabilir. Bu dengeyi kurabilmek için çocuğun yaşadıklarına ve sürecin gidişine bütüncül bakmak önemlidir.



Hangi durumlarda beklenebilir?


Bazı durumlarda bir süre beklemek mümkün olabilir. Çocuk okula gitmeye devam ediyor, günlük rutinlerini büyük ölçüde sürdürüyor ve çevresiyle bağını koparmamış görünüyorsa yani hayatı aksamıyorsa; yaşadığı zorlanmalar geçici bir uyum sürecinin parçası olabilir. Örneğin kısa süreli huzursuzluklar, geçici uyum güçlükleri ya da belirli bir olay sonrasında ortaya çıkan tepkiler zamanla hafifleyebilir. Bu süreçte çocuğu gözlemlemek, onunla iletişimde kalmak ve destekleyici bir tutum sergilemek yeterli olabilir.



Hangi durumlarda profesyonel destek geciktirilmemelidir?


Zorlanmalar çocuğun günlük hayatını belirgin şekilde etkilemeye başladıysa beklemek her zaman en doğru seçenek olmayabilir. Çocuğun davranışlarında belirgin ve kalıcı değişimler fark edildiğinde bunu ciddiye almak önemlidir. Daha içine kapanık olması, uzun süredir keyifsiz görünmesi, tepkilerinin eskisine göre daha yoğun hale gelmesi ya da yalnız kalma isteğinin artması, çocuğun zorlandığını düşündürebilir. Benzer şekilde uyku, yeme ve günlük alışkanlıklarda süregelen değişimler de dikkat edilmesi gereken işaretler arasında yer alabilir. Bu tür durumlarda süreci zamana bırakmak yerine, çocuğun ihtiyaçlarını daha yakından anlamaya çalışmak faydalı olabilir.

 


Çocuk ve Ergenler İçin Psikolojik Destek


Her çocuk ve ergen, büyüme sürecinde farklı duygular, sorunlar ve zorlanmalar yaşayabilir. Bu süreçlerde amaç, bir problemi etiketlemekten çok; çocuğu ve ailesini daha iyi anlamaya alan açmaktır. Psikolojik destek, çocuğun ve ergenin kendini güvende hissedebileceği, ailesiyle birlikte düşünülebilen bir eşlik süreci olarak ele alınabilir.


  • Çocuk Danışmanlığı: Çocukların duygularını ve yaşadıklarını ifade etme biçimleri yetişkinlerden farklıdır. Bu alanda yapılan görüşmeler, çocuğun dünyasını anlamaya, ihtiyaçlarını fark etmeye ve kendini daha rahat ifade edebilmesine alan açmayı amaçlar.

  • Ergen Danışmanlığı: Ergenlik dönemi; değişimlerin, soru işaretlerinin ve duygusal dalgalanmaların yoğun yaşandığı bir süreçtir. Bu dönemde sunulan destek, ergenin kendini daha iyi tanımasına, yaşadıklarını anlamlandırmasına ve güvenli bir paylaşım alanı bulmasına yardımcı olabilir.

  • Aile Danışmanlığı: Çocuğun yaşadıkları çoğu zaman aile içi etkileşimlerden bağımsız değildir. Aileyle birlikte yürütülen görüşmeler, ebeveynlerin süreci daha iyi anlamasına ve ev içindeki iletişimi güçlendirmeye yönelik farkındalık kazanmalarına katkı sağlayabilir.

İzmir Karşıyaka’da hizmet veren Haziran Psikoloji Merkezi olarak, çocukların, ergenlerin ve ailelerin ihtiyaçlarına uygun bir çerçevede yanlarında olmayı önemsiyoruz. Çocuğunuzun sürecini birlikte değerlendirmek ve size uygun bir yol belirlemek için bizimle iletişime geçebilirsiniz.

 


Sık Sorulan Sorular (SSS)


Çocuğu psikoloğa zorlamak doğru mu?

Genellikle zorlamak yerine çocuğun kaygılarını anlamaya çalışmak daha sağlıklı olur. Bazı durumlarda ebeveynin süreci sakin bir şekilde yönlendirmesi gerekebilir. Ancak kararı tümüyle çocuğa bırakmak da doğru bir yöntem olmayabilir.

 

İlk görüşmeye aile mi girmeli?

Bu, çocuğun yaşına ve kendini ne kadar güvende hissettiğine bağlıdır. Bazı çocuklar için ebeveynle başlamak rahatlatıcı olabilir.

 

Psikoloğa gitmek çocuğa zarar verir mi?

Psikoloğa gitmek çocuğa zarar vermez. Aksine, çocuğun kendini güvende hissedebileceği, duygularını ifade edebileceği ve yaşadıklarını anlamlandırabileceği bir alan sunar.

 

Çocuk kaç seansta alışır?

Her çocuk farklıdır. Kimi çocuklar kısa sürede alışırken, kimileri için bu süreç biraz daha zaman alabilir.

Son Yazılarımız

Son Yazılarımız

Psikoloji alanındaki en son yazılarımızı inceleyin.

Psikoloji alanındaki en son yazılarımızı inceleyin.

Çocuğum Psikoloğa Gitmek İstemiyor
Çocuğum Psikoloğa Gitmek İstemiyor

Çocuğum psikoloğa gitmek istemiyor, ne yapmalıyım? Zorlamadan yaklaşım, doğru iletişim ve ebeveynler için uzman önerileri bu yazıda.

Ergen danışmanlığı sürecinde duygusal regülasyon ve sağlıklı dijital sınırlar
Ergen danışmanlığı sürecinde duygusal regülasyon ve sağlıklı dijital sınırlar

Ergenlerde sosyal medya kullanımı ne zaman risklidir? Hangi belirtiler destek gerektirir? Aileler için ergen psikoloğu rehberi

İlişkide güven sorunu yaşayan çiftler arasında duygusal mesafe ve iletişim problemi
İlişkide güven sorunu yaşayan çiftler arasında duygusal mesafe ve iletişim problemi

İlişkide güven sorunu neden olur? Güvensizlik, kıskançlık ve aldatma sonrası güven nasıl yeniden kurulur? Uzman psikolojik bakış açısıyla ele alıyoruz.

Çocuğum Psikoloğa Gitmek İstemiyor

Çocuğum psikoloğa gitmek istemiyor, ne yapmalıyım? Zorlamadan yaklaşım, doğru iletişim ve ebeveynler için uzman önerileri bu yazıda.

Ergen danışmanlığı sürecinde duygusal regülasyon ve sağlıklı dijital sınırlar

Ergenlerde sosyal medya kullanımı ne zaman risklidir? Hangi belirtiler destek gerektirir? Aileler için ergen psikoloğu rehberi